Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web


ANA SAYFA

GUNCEL HABER

ONEMLI TELEFONLAR

EMAIL YAZIN

ZIYARETCI DEFTERI

SARILIK 

AIDS

COCUGUN PSIKOLOJIK GELISIMI

FAVORI LINKLER

COCUGUN PSIKOLOJIK GELISIMI




Cocugunuz oldugu zaman baska meslekte esi gorulmemis , gunde yirmi dort saat suren bir isi ustlenmis olursunuz : Annelik
Anneligi kisaca tanimlarsak mutlu ve akli basinda insanlar yetistirmek icin bilimin cocuk psikolojisi konusunda butun verilerinden , sefkatli ve sevecen bir tutum icinde yararlanmak diyebiliriz.
Cocuk yetistirmek guc ve karmasik bir istir. Ne var ki , dunyanin en mutluluk getiren , insana huzur veren en tatli ugraslarindan biridir. Bir annenin dunyaya sunacagi en onemli armagan , mutlu ve guvenli bir insan olarak yetistirmis cocuklaridir.
Annelik etmek , anne sevecenligi ile bilimsel verileri kaynastirmak demektir. Kendisini , cocugunun kafasinin icindekiler hakkinda bilimin getirdigi verilerle donatmis sevecen ve dusunceli bir anne , cocugunu mutlu ve akli basinda bir insan olarak nasil yetistirebilecegini hemen ogrenir.
Annelik etmek , ozel bir tur psikolog olmak ve ozel bir tur ogretmen olmak demektir. Cocuklarinizin psikolojisini anlayabilmek icin cocuk psikologu olursunuz. Ama becerseniz de beceremeseniz de isteseniz de istemeseniz de , artik cocuk psikologu gorevini ustlenmissinizdir.
Ote yandan , cocuklarinizin butun yasamlari boyunca en onemli ogretmeni de siz olursunuz. Siz onlara ( ogrettiginizin farkinda bile olmadan ) ogrettiginiz seyler , cocuklariniz icin okulda ogrenecekleri butun derslerden daha onemli dersler olacaktir.
Cocuklariniza ayiracaginiz zaman , baska bir seye harcayacaginiz zamandan cok daha kiymetlidir. Ä°yi terbiye edilmis , topluma kazandirilmis bir genc , hem ailesi hem de memleketi icin bir servettir. Cunku onun kuracagi aile , yapacagi basarili isler sizin eseriniz olacaktir. Kadin cocuk dogurmaz . Kadin toplum dogurur ,sozu ne kadar yerinde bir sozdur.
Buradan hareketle , cocuklarinizda cozumleyemediginiz psikolojik sorunlarda bir psikiyatristin yardimi istenmelidir. Ancak bu rasgele secilmis bir uzman olmamalidir.
İstanbul Bakirkoy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi Bashekimi Doc. Dr. Arif Verimli nin yaptigi arastirmaya gore , Turkiye ’de en cok intihar edenler arasinda issizler ve emeklilerin ardindan ucuncu sirada psikiyatrisler yer almaktadir.
Asagida anlatilan cocugun psikolojisi ve davranis bozukluklari , cocuklarinizdaki ve hatta kendinizdeki sorunlari algilamanizi saglamaya calisan bir metindir.
Suphesiz saglikli bir nesil karsilikli sevgi ve sayginin hakim oldugu , bilincli ve okuyan aile cekirdeginde olusacaktir.

Dr. Berk

ICINDEKILER-Cocugun ruhsal gelisimi ve psikolojik bozukluk belirtileri
0-1 yas donemi
1-3 yas donemi
3-5 yas donemi
6-12 yas donemi
Ergenlik donemi
2) Cocukluk ve ergenlik doneminde ruhsal kokenli bedensel belirtiler ve davranis bozukluklari
Beslenme sorunlari
Uyku sorunlari
Tuvalet egitimi ile ilgili sorunlar
Altini islatma
Saldirganlik ve siddet
Ä°ce kapaniklik
Yalan soylemek
Hirsizlik
Kekemelik
Korkular
3) Cocukluk ve ergenlikte ciddi psikolojik bozukluklar
Asiri hareketlilik ve ogrenme bozuklugu
4) Cocuklarda ciddi davranis bozuklugu
Bebeklik otizmi ( ice donuk yasam )
Cocukluk otizmi
Cocukluk depresyonlari
Ergenlik depresyonlari
5) Uzun suren hastaliklar
Cocuklarin hastaliklara tepkileri
Anne babanin hastaliklara tepkileri
Ergenlik donemindeki cocuklarin hastaliklara tepkileri
Hastaneye yatirilmaya tepkiler
6) Disiplin ve cocuklara olumlu davranislarin yerlestirilmesi
7) Cocugun kisiligini guclendirmek
8) Anne babalar icin ozetlenmis ogutler

0-1 YAS DONEMI
Yeryuzunde tum canlilar arasinda baskasinin bakimina en uzun sure ve tumuyle gereksinimi olan tek varlik hic kuskusuz insandir.
Gozu iyi secmeyen kulagi yalnizca gurultuleri algilayan yeni dogmus bir bebek yalnizca kendi bedeninden gelen uyaranlara karsi cok duyarlidir:baska bir deyimle bebegin antenleri cevreye degil kendine donuktur. Emme durtusu o denli gucludur ki uykuda da surer. Uykuya dalarken emme hizlanir:emme bebekte bir gevseme yapar haz saglar. Bu nedenle agzina konan emzik uykuya gecisini kolaylastirir.
Bebegin tam anlamiyla ice donuk yasadigi bu ilk 2-3 aya normal otistik devre denir. Uyaniklik suresinin biraz uzamasiyla yavas yavas disa donukluk baslar. Ancak yinede icten gelen uyaranlar belirli bir esigi asinca bebekte ic denge hemen bozulur organizmada bir gerginlik meydana gelir ve bebek buna tepkisini tum bedeni ile tepinerek aglayarak terleyerek titreyerek idrarini yaparak gosterir. Tepkisi globaldir. Beklemeye dayanamaz butunuyle isteklerin doyumu son derece onemlidir. Bebegin dogumdan itibaren emme ve yakalama refleksleri vardir. Ancak 3-4aylikta gorus alani icine cingirak gibi bir obje konursa elini uzatip objeyi yakalayabilir ancak bebegin eli ve obje ayni anda gorus alani icinde degilse kendiliginden uzanip yakalama yetenegi yoktur. 5. Aydan itibaren bebek elini bir objeye uzatip agzina goturme yetenegine kavusur.
Bilicsel gelisimde ikinci adim hafizanin gelisimidir. Bebek ilk haftalardan baslayarak kendisini rahat hissettigi zamanlarda veya cingirak gibi bir objeyi gordugunde gulumser. Ancak 6 ayliktan kucuk bebek alistigi yuzu yabancidan ayirt edemez kendisi ile ilgilenen hareket eden her insana gulumseyebilir. Oysa 6. Ayin sonunda artik tanima baslar. Ornegin bebek annesinin gidisini gozleri ile izler biberonu gorunce ona uzanir biberonun uzeri ortulse onu gozleri ile arar. Annenin ve biberonun imaji artik hafiza merkezinde yer etmeye baslamistir.
Bu nedenle 6-7. Aylardan baslayarak bebek kendisine igne yapan doktoru veya hemsireyi tanimaya baslar.
Bugun tum bilimsel arastirma sonuclarina gore baslangicta bebek anneye veya anne yerine gecen kisiye karsi ozel bir bagliligin oldugu sanilmamaktadir. Oysa cocugun gereksinimleri karsilandikca 3-6. Aylarda bebekte anneye karsi baglanma duygusu gelismeye baslar. 6. Ayda bu baglanma duygusu oyle kuvvetlidir ki annenin kaybi agir bebeklik depresyonuna yol acabilir hatta bu yoklugun uzun surmesi ileriki kisilik gelisiminde onemli zedelenmelere neden olabilir.
Annenin cocuga karsi tum icsel tepkileri en iyi rol yapanlarda bile kisinin bilincli veya bilincdisi tavirlarina yansir. Asiri endise telas korku asiri guvensizlik pismanlik isyan bebegin varligini kabullenememe veya onu benimseme sevgi ilgi gibi tum duygulari bebegi beslerken onu alirken tutarken yerine koyarken ozetle onunla beraberligindeki tum davranislarda kendisini eleverir. Ä°ste annenin davranislari bebegin alici yeteneklerine uyarsa anne ile bebek arasinda dengeli bir beraberlik devamli bicimde saglanirsa bebegin bedensel olarak ta bir bozuklugu yoksa bebegin uykusu rahat ve derindir beslenmesi barsaklari normaldir bebek huzurludur. Annenin kendisini hep seveceginden hep isteyeceginden onu hic terk etmeyeceginden emin olma duygusu cocukta temel guven duygusunun cekirdegini olusturur Boylece cocuk once kendisini devamli seven koruyan anneye guvenir sonra korundugu sevildigi gereksiz yere terk edilmedigi icin kendi benligini sevilen deger olarak hisseder. Kisaca kendine guvenmeye baslar.
Tam aksine annenin hamileligi ileri sekilde huzursuz devam etmisse bebegin bundan olumsuz sekilde etkilenmesi buyuk olasiliktir. Annenin hamileyken veya bebegin dogumundan itibaren annenin surekli huzursuzlugu duygusal celiskileri caresizligi bebek ile anne arasinda dengeli beraberligin kurulamamasi hicbir organik neden bulunamamasina karsin bebekte uyku ve yeme problemlerine gaz sancilarina yol acabilir.
Boyle bir durumda hic kuskusuz once annenin sorunlarinin ele alinmasi ve annenin rahatlatilmasi gerekir.
1-3 YAS DONEMI
Bu donemin en belirgin ozelligi cocugun istemli hareketleri yapabilme yeteneklerini kazanmasidir. Bu donem onun cevresini etkin bicimde taniyabilecegi kendi kendine kesifler yapacagi ve kendine guvenini gelistirecegi bir surectir. Bu donem cocuk icin oldugu kadar anne icinde bir ogrenme donemidir. Cocuk evi dolasir ve yeni seyler ogrenirken annede o zamana kadar aklina getirmedigi bicimde cocugunun nerelere girip cikabilecegini nereleri karistirabilecegi ve ne gibi tehlikelerle karsilasacagini ogrenir. Cocugun 1-3 yas donemi diger bir isimle siralama cagina girmesi annelere yeni bir yukumluluk getirir. Bu cagda cocugu olan annenin ilk yapacagi sey evinin duzeni konusunda bir karar vermesidir: Evi sadece buyuklere ozgu bir ev mi olacaktir yoksa cocuklu bir ev mi ? Bu donemde annenin yapmasi gereken sey Cocugun erisebilecegi yerlerdeki onun icin tehlikeli olabilecek seyleri ve annenin deger verdigi vazo biblo gibi seyleri cocugun uzanamayacagi yuksekte bir yere kaldirmaktir. Ancak bu cagdaki cocugunuza karsi davranisinizi cok olculu ayarlamak gerekir. Cunku cocugunuzu karsilasabilecegi tehlikelerden korumaya calisirken asiri koruyucu olabilirsiniz ki bu ikisi birbirinden cok ayri seylerdir. Cocugunuz kendi kendine fark edemeyecegi seylere karsi korumaya muhtactir. Gercekten tehlikeli bir durum yokken de onu fazlasiyla sakinirsaniz cocugunuza yersiz korkular asilamaktan onun kendine guvenini yok etmekten baska bir sey yapmis olmazsiniz. Bu donemde onemli olan baska bir nokta da ailenin cocugu tuvalet egitimine alistirma cabasidir. Bu cocuga kendi diskisini baskalarinin istegine bagli olarak tutmayi veya birakmayi ogretmek demektir. Kisaca aile cocugun kendi tutma- birakma hazzina karismakta onun bu serbest secimine egemen olmaya cabalamaktadir. Sabirli ve sevgi dolu anne cocugun kendi diskilamasi uzerinde kontrol kazanmis olmasini belirttikleri sevinc isaretiyle odullendirirlerse yalnizca kendi akillarina geldigi zaman ve yerde degil de cocugun zaten bu gereksinimi duydugu zaman ve isaretlere gore tuvalet egitimini uygularlarsa bu cocuk icin sorun olmadan rahatca cozumlenir.
Oysaki cocuk daha bu kontrolu kazanmadan onu erkenden tuvalet egitimine zorlayan titiz cevreler veya sabirsiz aceleci baskici sekilde cocugun diskisini kendi dusundukleri yer ve zamanda yapmasina cabalayan eriskinler veya cocugu cezalandiran tutumlar cocuga kendi istemli organlarini kontrol edebildigi hazzini duymasindan yoksun birakiyor demektir. Bu durumda cocuk kendi icinde cift isyan ve cift yenilgi ile karsilasir. Hem kendi anal icgudulerine karsi gucsuz duruma gelir hem de disindaki kimselere yenilmistir. Her iki durumda da cocuk gerginlik icindedir. Bu gerginlikten kurtulmak icin bilinc disi savunma mekanizmalarina siginir. Ornegin ya bir onceki bebeklik donemine geriler bebeklesir ya da eriskinlerin kendisini kontrol etme cabalarina boyun eger sanki kimsenin eline koz vermek istemiyormuscasina asiri bir kontrole kendini zorlar. Bu durumda cocuktan duzenli ve temiz olmasi bekleniyorsa asiri duzenli ve temiz durumuna gelir. Boylece kendisinden istenenleri fazlasiyla yerine getirmeye cabalayan kendi asiri kontrolunde doyum arayan titiz bir kisilik olusmaktadir. Ya da butun bu disiplin ve baskilara karsi inatci hicbir kontrol ve kural tanimayan isyankar kisilik gelisir. Her iki egilim arasinda kararsizlikla bocalayan cocukta ise kararsiz bir kisiligin temelleri atilir.
Ozet olarak bu donem de en sik gozlenen belirtiler : ofke nobetleri , tuvalet egitimi guclukleri ve anneden ayriliga bagli olarak ortaya cikabilecek ayrilik anksiyete (endise - korku) dir.
0-16 AY DONEMÄ°NDE RASTLANAN PSIKOLOJIK KOKENLI BAZI DAVRANISLARIN DEGERLENDIRILMESI :
Genellikle cocuk sagliklidir Cocukta psikolojik bozukluk akla gelmelidir
0-1 AY
Cok sik beslenme istegi Tarti duraklamasi
Pisikler Asiri kusma
Beslenmeden doyum saglamama Goz temasinin kurulamamasi
Surekli kucaga alinmak istemek Basini tutamama
Diski yaparken sikintili gorunum ve yuzun kizarmasi Beslenmeye istek gostermeme
Parmak emme Ellerini kullanmada (anne gogsune veya biberon sisesine elleriyle tutunmak ) yetersizlik
Bas ve yuzde tike benzer hareketler

2-3 AY
Tedirgin aglama Gelismede duraklama
Barsak menseili karin sancilari Ä°nsan yuzune , sesine ve oyuncak tingirtisina kayitsizlik , ilgisizlik
Kabizlik Surekli asiri hareketlilik
Gece duzensiz uyku Surekli uyku bozuklugu
Hastalik olmaksizin kusma ve ishal
Uyaranlara asiri veya cok az tepki gosterme

4-6 AY
Surekli ilgi istemek Hastalik olmaksizin hiriltili solunum
Dik tutulmak istemek Dik pozisyondan hoslanmamak
Simarik davranis Beslenmeye karsi kayitsizlik
Dis cikarma ve isirma problemleri Uyanikken asiri sekilde ileri-geri sallanma
Derin dalginlik hali
Genellikle cocuk sagliklidir Cocukta psikolojik bozukluk akla gelmelidir
7-9 AY
Esyalari dusurmek Uyuma ve beslenme duzensizligi
Yerken her tarafa bulastirmak Ellerini kullanmayi veya bardagi kullanmayi reddetme
Dis cikarma , hastalik veya yeni bir eve tasinma durumunda uyku duzensizligi Yemek secme yada cok az yeme gibi sorunlar
Huysuzluk En basit ses veya mimikleri taklit etmede yetersizlik
Yabancilari yadirgamama
Beklenen durumlarda korku , sevinc , sasirma gibi tepkileri gostermeme
Kendine zarar veren davranis
Apati (ilgisiz , kayitsiz , duyarsiz )


10-16 AY
Tirmanma , esyalari karistirmak Kelime soylememek
Ä°stahin azalmasi ice kapanik davranis
Kendi kendine yememe , beslenme sorunlari Asiri derecede yerinde sallanma
Haykirmak Anneden ayrilmaya tepki gostermemek
Ofke nobetleri Gece dolasmalari
Alistigi oyuncak , battaniye gibi objelere baglanmak Dikkatin ileri duzeyde daginikligi

6-24 AYLAR ARASI COCUKLARIN GELISIMI VE ANNENIN SAGLIKLI VE SAGLIKSIZ DAVRANIS OZELLIKLERI : NORMAL GELÄ°SME
Cocukta gozlenen Anneden beklenen
Kendine guven ve kontrol kazanma Uygun fiziksel ve duygusal ortam saglama
Ä°nsan ve objelere ilginin artmasi Cocugu anlama , deger verme , kabullenme
Gelisiminde ilerleme Onun degisen gereksinimlerini farketme
Kendini anneden ayirt etme


SAGLIKLI DAVRANIS OZELLIKLERI

Cocuk Anne
Fizyolojik olarak daha az degisken Bebegine iyi bakmaktan haz duyar
Ä°stemli hareketlerin ve etrafla ilginin artmasi Bebegin sikinti isaretlerini uygun sekilde ortadan kaldirir
Sabir ve toleransta artma Bebegin dogal , kendine ozgu davranis ozelliklerinin farkindadir
Ä°c gudusel gereksinimlerinin daha iyi kontrolu Kendi yetenegine daha fazla guveni vardir
Ozellikle anneye guclu baglanma Bebegi kucaklama , konusma , rahatlatma gibi olumlu psikolojik destek verir
Yabanciyi ayirt etme Bebekten zevk aldigini belli eder
Duygusal becerilerin ve oyunun fazlalasmasi Davranisinda cocugun ilerlemelerine uygun uyum yapar
Oyundan zevk alma , fark edilebilir sosyal tepkiler Bebegin huyunu , ozelliklerini kabul eder
Kizginlik ve negativizm (telkinlere karsi gosterilen ters davranis hali ) bicimi patlamalar
Kendine ozgu davranis ozelligi gostermek
Hatirladigini ve sezinledigini belli etme


MINIMAL PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR

Cocuk Anne
Cok fazla aglama , kizginlik ve her seye sinirlenmek Bebegi kabul etmeme , bebek nedeniyle hayal kirikligi
Engellenmeye tolerans azligi Bebegin verdigi ipuclarini fark etmeme , kacirma
Fazlasiyla negativist , soylenenin aksini yapma Bebekligi ve cocuklugu nahos bulma
Yemede titizlik , uyku bozukluklari Kisisel duygudan yoksun davranma
Sindirim ve diskilama sorunlari Kendi istedigi davranis icin zorlama cabalari
Yerinde sallanma , her seye dokunma gibi asiri belirgin hareketler Asiri endiseli veya asiri derecede koruyucu tutum


CIDDI PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne
Asiri huysuzluk nobetleri , katilmalar Bebegi ihmal veya ona kotu davranma- zulmetme
Ä°ce kapaniklik , hareketsizlik ve apati (kayitsiz , hissiz duygusuz , soguk ) Anne rolunun reddedilmesi
Asiri duzeyde ve saplanti halinde parmak emme, yerinde sallanma , kafasini vurma Ciddi dusmanca tepkiler
Oyun , cevre ve objelerle hic ilgilenmeme Bebegi anlamaya veya onu hosnut etmeye caba gostermeme
Ä°leri derecede istahsizlik Kasten bebege engel olusturmak
Ciddi ruhsal bozukluklar Bebekten tamamen ayrilma ve tamamen ice kapanma
Duygularin hic ifade edilememesi Ä°leri duzeyde tutarsiz davranis
Toplumda hicbir ayirim yapmama
Gelisimin durmasi
Basarisizlik , basarinin durmasi
Anneye baglilikta bozulmalar

3-5 YAS DONEMI
3. yastan 5yasina kadar olan oyun caginda cocuk bir yanda bilicsel alandaki hizli degisime kazandigi guven ve otonomi duygularina paralel olarak yavas yavas cevresini genisletmekte , kesfetmekte ve cevresi uzerinde bir kontrol kazanmaktadir. Bu amacla cocukta gerek cevrede olan herseye , gerek kendi bedenine, ve cinsel farkliliklara karsi bir merak ve ogrenme egilimi gelisir. Bu donem cocugun merak ve girisim donemidir. Cocugun kafasinda topluma ve dogal cevreye iliskin cesitli sorular ortaya cikmakta , cocuk genisleyen cevresi icinde toplumsallasmaktadir. Kadin - erkek arasindaki farkliliklarin ve cinsiyet rollerinin ogrenilmesi 3-4 yaslarinda baslar ve 5-6 yaslarinda kesin seklini alir.
Simdi bu yaslarin ozelliklerini ayri ayri ele alalim :
UC YASÄ°NDAKÄ° COCUK: Bu yastaki cocuk , bebeklikten cocukluga adimini atmis ve bu gecis donemindeki huysuzluklarindan , uyumsuzluklarindan ,siyrilmistir. Gecis doneminde dedigim dedik tavir icindeyken , uc yasina bastiktan sonra cevreyle iliskilerinde olumlu bir gelisme baslar , cocuk anne-babasini , hatta abla ve agabeylerini hosnut etmeye onlarin istediklerini yapmaya egilim gosterir .Cocuk ,anne-babasinin kendisini korumak icin girisecegi kisitlamalari kabullenmeye yatkindir. Ayrica bu donemdeki cocuk , paylasmaya , beklemeye , sabirli olmaya alisir. Bu tutumun bir nedeni , gecis donemindeki tedirginliklerin sona ermis olmasi , baska bir nedeni de cocugun kendine guveninin artik yerlesmeye baslamasidir.
Konusmasinin gelismis olmasi , cevresindekilerle daha kolay anlasmasina , onlarin sozlerini anlamasina ve kendi isteklerini , duygularini kolayca dile getirmesine yardimci olur. Bu yasta cocugun hayal gucundeki buyuk gelisme , onu dussel oyun arkadaslari bulmaya yoneltir. Cocuk , hayali bir hayvan yada cocukla kendi kendine oyunlar kurmaya baslar. Cunku bu cagdaki cocugun arkadasa ihtiyaci vardir. Yalniz oynamak zorunda kalinca kendine arkadas icat eder. Bu hayali arkadaslar birkac yil varliklarini surdurecekler , sonra ortadan kaybolacaklardir
Uc yasindaki cocugun toplu oyun dedigimiz turde oyunlar cagi baslamistir. Bu sayede cocuk arkadaslariyla ortaklasma , oyuncaklarini paylasma , oyunda sira bekleme yeteneklerini elde eder.
Uc yas, gerek cocuklar , gerek anne-babalar icin gercekten bir altin cagdir. Cocuk butun dunyasiyla baris icindedir. Herseyi ile dengeli bir donemdir.
DORT YASÄ°NDAKÄ° COCUK : Dort yasin belirgin ozellikleri dengesizlik , uyumsuzluk ve koordinasyon eksikligidir. Bu donemde sik sik duser , ayagi burkulur , tokezler , yuksekten korkma duygusuna kapilir. Ä°c gerilimin disa vuran belirtileri de cok gorulur. Ornegin; gozlerini kirpistirir , tirnaklarini yer , burnunu karistirir , parmagini emer. Dort yasindaki cocugun bir baska ozelligi de toplumsallasmasidir. Arkadaslariyla pek iyi gecinemese bile , arkadaslik etmek onun icin en onemli olaylardan biridir. Cocuklarin bircogu bu donemde belirli aliskanliklara saplanirlar. Yemek , giyinmek , uyumak gibi konularda surekli olarak ayni duzenin korunmasini isterler. Bu duzen bozuldugu zaman , anlayis gosteremez , tam tersine aglayarak , bagirarak , sorular sorarak tedirginliklerini ortaya koyarlar. Dort yasindaki cocuklar arkadaslik etmeyi , birlikte oynamayi severler fakat surekli olarak ta birbirleriyle kavga ederler. Dort yas ,kabalik ve sakinmasizlik cagidir. Baskalarinin duygulari hic hesaba katilmaz. Cocuk istedigini , dusundugunu yapar ve soyler ,bir anlamda olcuyu kacirir.
Bu yasta hayal gucunde de buyuk bir gelisme vardir ve cocuk gercek ile hayali birbirine karistirma egilimindedir. Ayrica cocukta mulkiyet duygusu da yoktur. Gordugu her seyin kendisinin olduguna inanir.
Dort yasindaki cocugun ozelliklerini kisaca siralayacak olursak ; sessiz , gurultucu , durgun , sabirsiz , bagimsiz , arkadas canlisi , gecimsiz , hareketli , ice donuk , kayitsiz , merakli , hircin , neseli vb. gibi nitelikleri ardarda dizebiliriz.
Kisiligindeki bu cok cesitli ozellikler nedeniyle , dort yasindaki cocuk karsisinda kararli ve kesin tavirli olmak gerekir.
BES YASÄ°NDAKÄ° COCUK : Bes yas cocugun en uyumlu yaslarindan birisidir. Dort yasindaki olcuyu kacirmalardan siyrilir. Kendisine guveni arttigi icin eskisine oranla daha yumusak , daha anlayisli ve baskalariyla iliskilerinde daha olumludur. Genellikle becerebilecegini sezdigi islere girisir ve bu yuzden de giristigi islerde basari saglar. Tutarli ve kararlidir.
Bes yasindaki cocuk annesine yakin olmayi , ona yardim etmeyi , onu sevindirmeyi , onunla birlikte birseyler yapmayi sever. Kendisine soylenilenleri yerine getirir , huysuzluk etmez , izin istemeye , karsisindakileri hosnut etmeye yonelir.
Bes yasindaki cocuk evine ve annesine bagli olmasina karsin , ev onun icin pek yeterli degildir. Cevresini genisletmek ihtiyacindadir. Bu donemde imkan varsa cocuk anaokuluna verilmelidir. Cocuk komsular cevresinde de arkadaslariyla oynayabilir, ne var ki bu tur beraberlik , bir cesit yaz-boz tahtasi tarzi ogrenmektir. Denemeler ve basarisizliklar yoluyla ogrenmedir. Oysa anaokulunda uzmanlasmis ogretmenler denetiminde cocugun gelisimi cok daha kolay , cabuk ve olumlu bicimde saglanir.
ILK BES YILIN ONEMI
Cocugun hayatindaki ilk bes yil , yani cocugun kisiliginin sekillendigi donem en onemli yillardir. Cocuk alti yasina geldigi zaman , kisiliginin temel yapisi sekillenmis olur . Bu cocugun omru boyunca surdurecegi temel kisiliktir. Bu temel kisilik , cocugun okul ve okul sonrasi hayatinda ne olcude basarili olacagini , baska insanlarla iliskilerinin nasil gelisecegini , ne tur bir yetiskinlik donemi gecirecegini , ne tip biriyle evlenecegini ve bu evliligin hangi olcude basarili olacagini belirler. Ä°lk bes yil cocugun sadece duygusal gelisiminde degil , zeka gelisiminde de onemlidir. Cocugun zekasinin yuzde ellisi dort yasinda olusur.
Chicago universitesi uyelerinden Dr Benjamin Bloom un arastirmalarina gore cocuk sekiz yasina geldigi zaman bu yuzde elliye ikinci bir yuzde otuz eklenir. Geri kalan yuzde yirmi de onyedi yasinda oldugunda tamamlanir. Cocugun ilk bes yil icinde algilayacagi zeka uyarilari , onun buyudugu zamanki zekasini belirlemekte onemli rol oynar.
2-5 YAS ARASI COCUKLARIN GELISIMI , COCUGUN VE ANNE-BABASÄ°NÄ°N SAGLIKLI VE SAGLIKSIZ DAVRANIS OZELLIKLERI :
SAGLIKLI DAVRANIS OZELLIKLERI
Cocukta gozlenen Anne- babadan beklenen
Hareketlerinin gelisimi ,tuvalet egitiminin basarilmasi Kendini farketme , kendi basina hareket edebilme duygusunun saglikli gelisimi Anneden ayriliklara tahammul gosterme Bazi kurallari ve moral degerleri anlama ve kabul etme Utanc, sucluluk gibi bazi gudulerine hakim olma Ofkelenme , insanlarla iliski , duygular , aktivitelerde toplum beklentilerine uygun davranmaya baslama , cinsler arasi farki bilme Cocugun bedensel gelisimi kadar , terbiye ve egitimini de onemser ve gelistirir. Cocugun aile ve grup icinde toplumsallasmasina yardim eder. Konusmayi ve diger becerileri ogrenmesine yardimci olur Cocukta girisim duygularinin olumlu gelismesini destekler Ahlak ve model degerler konusunda model olusturur Kadin ve erkek arasi farki belirler

NORMAL GELÄ°SME
Cocuk Anne-baba
Bedensel faaliyetlerden ve diger isleri yapmaktan zevk alir. Cocugun egitiminde sakin , makul ve esnektir
Arastirici , taklit edici oyun Cocugun ilerlemelerinden hoslandigini belli eder , onu destekler
Hareketlerini daha cok dusunce yonlendirmektedir ; hafiza iyi , orjinal dusunme Ogrendiklerinde ve oyunda cocuga katilir , onu destekler
Kendi kendine yemek yeme , diskilama kontrolunun kazanilmasi Akla uygun makul kurallar ve kontrol uygular
Anneye bagimlilik duygusu , ondan ayrilma korkusu Davranislarini baska cocuklara gore degil , kendi cocugunun yeteneklerine gore ayarlar
Anne , baba , kardes ve arkadaslarini benimseme davranislari Ahlak ve davranisinda kendisi de tutarlidir
Konusmayi iletisim amaciyla kullanir Cocuga duygusal destek saglar
Kendi durtulerinin farkina varmasi , vicdanin baslangici Yasitlariyla oyun oynamasini ve gozlem altinda grup aktivitelerini destekler
Utanc , sucluluk , sevinc , sevme , baskalarini mutlu etme duygulari yogundur Cocugun kadin-erkek rolleri hakkinda sorulari varsa onlara makul yanitlar verir
Ä°yi ve kotu deger yargilarinin benimsenmesi , gercekleri degerlendirme yeteneginin baslamasi
Cinsler arasi farki gormesi
Bagimlilik ve bagimsizlik arasinda ikili duygulara sahiptir
Olum ve dogum konularinda sorular sorar
MINMAL PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne-baba
Hareket kabiliyetlerinde zayiflik Vaktinden cok once ve zorlayici veya hep suclayici , elestiren egitim bicimi
Kekeleme , kelimeleri bulamama gibi konusma problemleri Cocugu uyum yeteneginin ustunde olculere zorlama
Ä°nsanlar ve yeni deneyimler karsisinda urkeklik Kuruntu ve endiselerini etrafa yayma , etrafa gecirme
Korkular ,gece kabuslari Cocugun cabalarini kabul edemeyen , yenilgilerine karsi hosgorusuz
Anne memesi veya biberondan kesme ,yeme ,uyuma ,tuvalet egitimi konularinda problemler Olaylara gereginden cok tepki gosteren , asiri heyecanli , tepkisel , endiseli , asiri korkutucu
Aglama ,ofke nobetleri ,en ufak seylere sinirlenme Bedbin , umitsiz , ilgisiz , duygusuz , kayitsiz
Bebeklik donemi davranislarina kismen geri donme
Anneden ayrilmada panik derecesinde problem
Yabancilardan korku
Katilma nobetleri
Diger cocuklara ilgi eksikligi
Oyun becerilerinde zayiflik

CIDDI PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne-baba
Cevre ve uyarilara karsi his ve ilginin tamamen kaybolusu ile olusan uyusukluk , pasiflik Ciddi duzeyde baskili ve cezalandirici
Az veya hic konusmama , iletisim eksikligi Tumuyle itici , reddedici , elestirici
Ä°nsanlara hic yanit vermeme , onlarla iletisim yoklugu , anneye yapisma Cocuga asiri duskunluk , onunla asiri ozdeslesme , tumuyle cocuga bir yasanti
Kusma , kabizlik , ishal , dokuntuler tikler gibi belirtiler Cocugun cinsiyetini kabul edememe , karsi cins ozelliklerini besleme
Zihin faaliyetlerinin bozulusu , ruhsal cokuntu ve icine kapanma Cocugun duygusal doyum gereksinimlerinin ciddi bicimde bastirilmasi
Ciddi altini islatma , diskisini tutamama , ciddi korkular Tum zevk ve ozgurluklerden yoksunluk
Tamamiyla bebeksi davranis Cocuga ileri duzeyde kizginlik ve ondan hosnutsuzluk
Oyunu kavrayamama Cocuga karsi zalim , merhametsiz davranma
Saplantili fikirler veya yapmaya zorlandigi davranislar ( devamli yikanma , acma-kapama , dokunma vb. ) Ciddi depresyon ve ice kapanma
Baskasina zarar veren vurucu-kirici davranislar

6-12 YAS DONEMINDE BILICSEL VE RUHSAL GELISME
Bu donem okul cagi donemidir. Cocuk icin artik dis cevredeki , ozellikle okuldaki kisiler ve onlarla iliski cok onem kazanmistir. Cocuk bu donemde ogrenmeye , sorumluluk yuklenmeye , isleri ve disiplini paylasmaya hazir duruma gelmistir. Tek basina bir sey yapamayacagini sezmeye baslamis , baskalari ile is birligi kurmaktan ve birlikte calismaktan haz aldiginin bilincine varmistir. Bu donemde cocuk cok iyi oyalansa , ornegin kendi kendine veya baskalariyla oynasa , kitap okusa , radyo , televizyon , vb. ile basbasa birakilsa bile bir sure sonra doyumsuzluk baslar. Cocuk , oyuncak otomobilleri , bebekleri kirip birlestirmek gibi bazi isleri yapabilme yeteneginde oldugunu kanitlamak gereksinimindedir. Yaptigi ortaya cikardigi seylerle baskalari tarafindan taninmayi ister. Calismaktan ve yaptigi isi en iyi sekilde basarmaktan gurur ve zevk alma duygusu gelismistir. Bu donemin saglikli gelisememesi durumunda ise cocukta asagilik duygusu gelisir. Ailenin cocugu okul yasantisinin sorumluluklarini yuklenmeye hazirlamamis olmasi da asagilik duygusunun bir nedenidir. Benzer sekilde ailenin gereksiz yere cok vurguladigi bazi yeteneklerinin ogretmenler tarafindan begenilmemesi , takdir edilmemesi veya tamamen aksine , bu yasta ortaya cikmasi gerekli olan yetenek ve becerilerin cocukta gelismemis olmasi da cocukta asagilik duygularina yol acabilir.
Calisma duygusunun saglikli gelismemesinin tehlikeli iki sonucu ya cocugun uzun okul yillarinda calismaktan , islerini iyi yapmis olmaktan zevk ve gurur duymamasi yada tek tarafli calismanin kolesi durumuna gelmesidir. Cocuk , kendinin veya baskalarinin gozunde deger kazanmak icin tek olcek olarak isini ve calismasini gorur. Oyundan , cevre ile iliskilerinden veya sevdigi her seyden vazgecerek yalnizca ve yalnizca calismada doyum saglar duruma gelmistir.
Bu donemde en sik karsilasilan sorunlar ; okul fobisi , ogrenme ve uyum sorunlari ile kekemeliktir.
6-12 YAS ARASI COCUKLARIN GELISIMI , COCUGUN VE ANNE - BABANÄ°N SAGLIKLI VE SAGLIKSIZ DAVRANISLARI OZELLIKLERI :
NORMAL GELISME
Cocukta gozlenen Anne-babadan beklenen
Daha buyuk fiziksel guc gerektiren isleri yapabilme Cocugun yavas yavas anne-babadan ayrilmasinda yardimci olma
Cinsiyet rolunu ve kendi kimligini daha iyi belirleyebilme Onun bagimsizlasma cabalarini destekleme
Anne-babadan buyuk olcude bagimsizlasarak calismak Toplumun kural ve beklentilerini daha ayrintili olarak yorumlarken , cocukla toplum arasinda tampon olusturma
Toplumu ve cevresini ayrintilariyla tanimak Cocugun deneme , ogrenme , iletisim ve dusunmesini ozendirme ve kolaylastirma
Diger insanlar ve yasitlariyla iliskiyi gelistirmek Moral degerleri destekleme
Kendi kulturune ozgu calismaktan haz alma duygusunun gelisimi

SAGLIKLI DAVRANIS OZELLIKLERI
Cocuk Anne-baba
Bedensel yeterlilikte , duyusal algilamada gelisme Cocugun aileden ayrilmasi konusunda celiskili duygulari vardir ( ayni anda hem ayrilmasini ister , hem istemez ) , ancak yinede bagimsizligi ozendirir
Anne - babaya daha az bagimli , kendine guvenli , kendinden memnun Cocugun aile disi faaliyetlerini destekler , onu cesaretlendirir
Durtulerini kontrolde cok daha iyi Sosyal ve moral deger ve davranislar icin uygun model olusturur
Yeni deneyimler , aileden uzaklasma ve bagimsizlik konusunda celiskili duygular (ayni anda hem isteme , hem istememe gibi ) Cocugun yetenek ve beceriler gelistirmesinden zevk duyar
Kendi cinsel rolunu kabul eder , bunu oyunda ve hayallerinde belli eder Cocugun davranislarini anlar ve onun davranislariyla basa cikar
Yasam , olum , dogum gibi dogal olaylarin farkindadir , bunlar hakkinda kendine ozgu dusunceleri vardir ancak gercekcidir , gercekleri degerlendirir Sosyal aktiviteleri de vardir
Oyunda yarismacidir , iyi organize olur , yasit iliskisinden hoslanir Gerektigi zamanlar cocuga destek olur
Topluma ait yasa ve kurallara saygilidir ve uyar
Okulu ve komsulugu toplumsal ogrenme deneyimleri temelinde arastirir , cevresini kesfeder
Bilicsel gelisme icindedir , soyut kavramlar gelisir
Dusunce hala ben merkezlidir
Konusma muhakemeye dayanir ve dusunceleri ifade araci durumuna gelir

MINIMAL PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne -baba
Okul , insan iliskisi , aileden ayrilma gibi yeni deneyimlerde endise ve asiri duyarlilik Cocuktan ayrilmaya isteksizlik veya zamanindan cok once ayrilmayi cabuklastirmak
Ogrenmeye karsi ilgisizlik , ogrenme guclukleri , dikkat eksikligi Dusmanca duygular , kayitsizlik , ilgisizlik ,keder , umitsizlik isaretleri
Hirsizlik , yalan , ofke patlamalari gibi uygunsuz sosyal davranis Korkulari , bagimliligi , kuruntulari besleyen tutum
Aglama , korkular , altini islatma ve kacirma gibi bebeklik cagina ait davranislara donus Cocugu reddeden , iten veya onunla hic ilgilenmeyen tutum
Eriskin , yasit ve kardesleriyle iliski guclukleri kiskanclik ve devamli catisma Cocugun guvenini zedeleyen , onu kucumseyen , devamli elestiren ve suclayan tutum
Kizginlik ve ofke nobetleri , vurucu - kirici zarar verici egilimler Disiplinde ve kontrolde tutarsizlik , degiskenlik , davranista kararsizlik
Kendisi icin bir seyler yapmaya isteksizlik veya yapmakta yetersizlik
Ä°nsan ve arkadas iliskisinden kacma , ice kapanma , huysuzluk
Acma - kapatma , dokunma , yikanma gibi bazi hareketleri takinti halinde tekrarlama , yemek ve uyku problemleri , hicbir hastaligi olmaksizin nedeni bulunamayan agrilar , hazimsizlik gibi bedensel yakinmalar
Hastalanmaktan , bedenine zarar geleceginden korkular

CIDDI PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne - baba
Ä°leri duzeyde ice kapanma , depresyon , keder kendine zarar verici egilimler , kayitsizlik , ilgisizlik Asiri depresyon veya ice kapanma , cocugu istememek , reddetmek
Ogrenmede tam bir basarisizlik , konusma guclugu , kekemelik Yogun dusmanlik duygulari , cocuga yonelik saldirgan davranislar
Devamli yalan soyleme , calma , hayvan ve insanlara karsi maksatli eziyet etme gibi kontrol edilemez ve asiri derecede antisosyal davranislar Kontrol edilemez korku , sucluluk duygusu , endise
Fobiler , hayaller , ciddi takintili davranislar dokunma , yikanma , vb. Ailede islevlerini yerine getirememe
Hayal ile gercegi ayirma yeteneginin yoklugu Ciddi baskilama ve sinirlamalar
Ciddi bedensel belirtiler ( asiri istahsizlik , sismanlik , hastalik hastaligi , gelisme geriligi )
Yasit iliskilerinde buyuk cokme , insanlarla tum iliskilerin yoklugu veya buyuk olcude bozuklugu
ERGENLÄ°K DONEMI
Buyuyen cocugun gelisiminde bir kritik donem de ergenlik donemidir. Bu donem ortalama 13-14 yaslarindan 20-21 yaslarina kadar surer. Bir yandan bedensel degisiklikler sirasinda cocugun dikkati ve enerjisi kendine donuk olmakla birlikte , bir yandan da ileriye donuk eriskin rolunun belirsiz olusu ile ilgilenmeye baslamistir. Bu ilgi onu artik kendi kimligini bulma isine itecektir. Bu donem de cocuklar hircinlasir. Her seye kizan, alingan ve itirazci tipte olurlar. Fakat bu gecicidir. Vucutlari hizli hormonal degismeye uyum gosterdikten sonra normale donerler. Dalgin ve sakar olabilirler ve eskisi kadar kendilerini derslere veremeye bilirler. Ergenligin baslangicinda onemli bir gelisim de cocugun artik kendisine sevgi veren anne-baba dan uzaklasmasi , aile disinda yeni sevgi objeleri aramasidir. Bu arayis bir yanda anne-baba otoritesinde zayiflama olusturur , diger yanda genc bu sevgi objelerinin kaybi nedeniyle yalnizlik duyar. Bu genellikle icsel bocalama ve depresif mizac seklinde davranisa yansir. Bu donemdeki boslukta keder , huzun hallerini yasar. Cocuklar ergenlikte hissettikleri huzursuzlugu genellikle sozlu olarak ifade edemezler , aksine bu huzursuzlugu beden diliyle anlatirlar. Yerinde duramama gibi gereginden asiri hareketler veya uykusuzluk , gogus ve kasik agrilari , bas agrilari , karin agrilari gibi yakinmalar cinsel sorunlarin veya depresyonun beden diliyle ifadesi olabilir.
NORMAL GELISME
Cocuktan beklenen uyum Anne-babadan beklenen
Bedeninde olusan degisikliklere uyum saglamak , icsel catismalarini cozmek ve uzlasma saglamak Gereginde onun davranislarini sinirlamak ve uygun olculer koymak , gercekleri gormesini saglamak
Cinsel gelisiminin gelistirdigi sorunlarla basa cikmak , uzlasma saglamak Cocugunu baskalariyla karsilastirmadan oldugu gibi kabul etmek
Kimlik duygusunu gelistirmek ve kendi kimligini benimsemek Karsilastigi gucluklerde ona yardimci olmak , guven verici tutumunu surdurmek , yapici elestirilerle iyi iliskileri surdurmek
Kisiliginin sentezine ulasmaya calismak
Yasam ve deger yargilariyla ilgili sorularina yanitlar aramak

SAGLIKLI DAVRANIS OZELLIKLERI
Cocuk Anne-baba
Koordinasyon , kuvvet ve fiziksel gucun artmasi Cocugun kisiliginin gelisimini destekler
Zihni ve ruhsal faktorlerin vucut islevlerini etkilemesi ile beliren bozukluklar sik degildir ,arada sirada gorulur. Akla ve icinde yasadigi kosullara uygun kurallar koyar , bu kurallar tutarlidir , gereginde esnektir , ancak sik degismez
Cinsiyet ozelliklerinin olgunlasmasi Sevecen ve anlayislidir , ancak davranis ve sozlerinde kesin ve kararlidir , neler bekledigini acikca ortaya koyar , asagilayici ve cezalandirici degildir
Degisken , tutarsiz , zit davranislarin gorulmesi Cocugundan gurur ve haz duyar , zaman zaman hayal kirikligi ve sucluluk duygulari kacinilmazdir
Kendisi ve dunya konusunda denemeler , arastirmalar , incelemeler yapmasi Hayatta cocugundan baska diger ilgilere de sahiptir , tek doyumu ve beklentisi cocugu degildir
Yasitlari tarafindan kabul edilmeye ve iliskiye onem vermesi , istemesi Cevre ile iliskisi ve evlilik yasantisi da dengeli ve sagliklidir
Moral ve ahlaksal deger yargilarinin guclenmesi Ergenin gelisimi konusunda kizginlik , gucenme , kirilma , hosgorulerinde azalma ve endiseleri varsa bunlar zaman zaman aciklanir , ifade edilir
Bilicsel gelisimin hizlanmasi , soyut dusuncede derinlesme
Oyunda yarismacidir , calisma ile oyun arasinda kararsizlik , sebatsizlik , duzensizlikler
Konusma ve yazi dilinin daha iyi kullanimi , sembolik dusunceye hakimiyet
Kendini degerlendirici , kendini ve baskalarini elestirici
Anne babaya karsi buyuk olcude celiskili duygular
Anne babanin destegini kaybetmek korku ve endisesi
MINIMAL PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne - baba
Egitim ve sagligi ile ilgili yersiz korkular , sucluluk duygulari , kuruntu ve endiseler Basarisizlik duygusu
Depresif veya dusuncesiz davranislar Nese ve sevincten cok hayal kirikligi
Gercekte varolan fiziksel hastaliklarini ve tedaviyi reddetme , hicbirseyinin olmadigina inanma veya hicbir hastaligi olmadigi halde yakinmalar , hastalik hastaligi Aileye ve cocuga karsi ilgisizlik
Calisma duzeninde bozulma Depresyon ve kayitsizlik
Yasitlari veya diger insanlarla kisisel iliskinin zayifligi veya yoklugu Cocuga karsi israrli bicimde hosgoru yoklugu
Hic olgunlasmama veya cok erkenden olgunlasma veya kisiliginin ve ozelliklerinin hicbir degisiklige ugramamasi Cocukla iletisimin cok sinirli olmasi
Daha fazla sorumluluklari yuklenmeye isteksizlik Cocugun yetenekleri konusunda dusunmeyi kaybetme
Cocugun sosyal ve kisisel aktivitelerinde normal ve normalden sapanlar konusunda surekli tedirginlik , emin olamama , sinirla ve olculer koyamama


CIDDI PSIKOLOJIK BOZUKLUKLAR
Cocuk Anne - baba
Ä°leri duzeyde depresyon , tamamen kendi icine kapanma Asiri depresyon ve ice kapanma
Suclu davranislar veya saplanti fikirler Aileyi veya cocugu tumuyle itme , reddetme
Zorlayici dusunce ve davranislar Ailede normal islevlerini yapamama
Surekli kendini hasta hissetme Cocuga karsi tahrip edici tutum veya ona kotu davranma
Ogrenme , calisma ve topluma uyumda tam bir yetersizlik Ruh sagligi problemleri
Surekli endiseli veya takintili davranislar
Gerceklerle baglantilarinin kopmasi , ruhsal islevlerinin ve toplumsal uyumunun gunluk yasami icin gerekenleri karsilayamayacak derecede bozulmasi

COCUKLUK VE ERGENLIK DONEMINDE RUHSAL KOKENLI BEDENSEL BELIRTILER VE DAVRANIS BOZUKLUKLARI
Cocukluk ve ergenlik donemindeki asagida belirtilecek olan davranis bozukluklari ailenin sagliksiz tutum ve davranislariyla cok yakindan iliskilidir. Bu tutumlarin zamaninda fark edilerek duzeltilmesi ile bu sorunlarin tamamen ortadan kalkmasi veya buyuk olcude duzelmesi olanagi vardir.
Bir cok psikolojik bozukluklar , beslenme , uyku sorunlari , tuvalet egitimi guclukleri , altini islatma , korkular , kekemelik , tikler gibi , cocugun gunluk yasantisi ve islevlerinde degisiklikler seklinde ortaya cikar. Tum bu bedensel belirtiler , bazen hicbir problemi olmadigi halde cocuk yetistirmenin kurallarini ailenin bilememesinden de kaynaklanabilir.
BESLENME SORUNLARI
Ä°stahsizlik , onune konulan besini reddetme cok sik karsilasilan bir hekime basvuru nedenidir. Gercekte cocugun antenleri cok duyarlidir. Anne babanin kaygilarini ve yemek konusuna ne kadar onem verdiklerini algilar ve yemegi reddetmekle ilgi cektigini cok iyi far keder. Herhangi bir saglik sorunu yoksa psikolojik kokenli istahsizlik , 6-7 ayliktan baslayarak gorulebilir. Bu tur beslenme sorunu , kucuk yaslarda bir kac hafta , daha buyuklerde bir kac ay tarti duraklamasina neden olabilir.
Genel anlamda cocugun bakimi ve terbiyesi konusunda ne kadar az endiseli ve tabii olunursa cocuk o derece saglikli buyuyecektir. Asiri beslemekle cocuk sismanlatilabilir fakat bu cocugu hantallastirmaktan baska ise yaramaz. Cocuk , acligin ve doymanin zevkine varmalidir. Cocugun agzina zorla mama tikistirmak hele hele dayakla zorlamak son derece yanlis yontemlerdir. Bu konuda sabirli olunmali sevgi ve sefkatle davranilmalidir. Ayrica bazen puturlu besinler verilmemesi , sutun sinirlanmasi , ogunler sik ise aralarinin acilmasi , daha buyuklerin yemeklerinden verilmesi gibi pratik onlemler alinmasi da gerekir. Yemek sirasinda anne baba cocuga tatli diller doker yada onu tehdit ederken cocuk , agzi yemekle dolu oldugu halde onlari yutmadan durur veya zorla besleme girisimlerine kusmalarla tepki gosterir. Cocugun istahindaki azalma , siklikla 2-8 yas arasinda olup bu donemde normal olarak gorulen buyume hizindaki yavaslamayla iliskilidir. Anne babalar cocuklarin boy ve kilolari hakkinda telasa kapilmamali , bir hekime danismalidir. Bu konuda diger bir pratik yontemde , yemek sirasinda cocugun onune yiyecekleri koyup hicbir sey soylemeden 15-20 dk beklemeleri ve bu sure sonunda yine hicbir sey soylemeden yemeleri , cocuk yesin yada yemesin kaldirmalari seklinde bir uygulamada bulunmalaridir. Bu son uygulama ve ayrica da cocugun yemek saatleri arasinda hicbir sey yememesinin saglanmasi genellikle cocugun istahi , yedigi yemek miktari ve beslenme konusundaki ihtiyaclari arasinda mevcut iliskilerin normale donmesini saglamaktadir
UYKU SORUNLARI
Bazi cocuklar distan gelen uyarilara cok duyarlidir. Bu nedenle kolayca uykusu bozulur , uyku problemi vardir. Ya da cocuk kendi kontrolunde bir faaliyet olan aglamanin ne buyuk bir potansiyel degeri oldugunu kolayca ogrenir ve bunu buyuklerin ilgisini cekmek icin bir silah olarak kullanabilir. Cocuklarin pek cogu gec saatlere kadar uyumak istemez veya anne babanin yataginda uyumak icin aglar , israr eder. Uykuya yatirildigi zaman yemek yemek veya oyun oynamak isteyebilir. Bu durumda ailenin kararli tutumu ve en genis anlamda disiplin adi verilen sinirlarin konmasi buyuk onem tasir. Sevgi ile disiplini dengelemeli , kurallar yumusak , ancak kararli , kesin ve tutarli sekilde surmelidir. Evde yeterli sessizliginde ve huzurun bulunmasi da cok onemlidir. Cunku evdeki huzursuzlugu cocuk hisseder ve uykusu bozulabilir. Bu sorun en sik 1-2 yasindaki cocuklarda gorulur. Yatma zamani geldiginde uyumamak icin direnen , yataga yalniz birakildiginda aglamaya baslayan yada tirmanip yataktan inmeye , anne babasini bulmaya calisan cocuklardaki uyku sorunlarinin nedenleri , ogleden sonraki uykusunun uzun surmesi , yatma zamanindan once uzun suren uyarici etkideki oyunlar , anne babayla cocuk iliskisindeki bir aksaklik veya ev hayatinda mevcut bir gerilimdir.
Cocugun yatagindan kalkmasina izin vermek , uzun sure onun odasinda kalarak onu rahatlatmaya calismak yada kendisini azarlayip dovmek , hep etkisiz ve yanlis davranislardir. Cocuga kisa bir masal anlatmak , hoslandigi bir oyuncagini eline vermek veya uzerine sevdigi bir ortuyu ortmek ve gece lambasi kullanmak , sorunun cozumlenmesinde yardimcidir. Ancak sorunun kontrol altina alinabilmesi icin kapinin disinda sessiz bir sekilde beklemek ve cocugun yatagindan kalkip kalkmadigina dikkat etmek gerekebilir. Cocuk , yatagindan cikmasina izin verilmedigini daha baska masallar dinlemek veya oyun icin anne babasinin oturmakta oldugu odaya donemeyecegini bir kez ogrendikten sonra genellikle zorluk cikarmaz ve sakin sakin uyur.
Geceleri uyanmak ve aglamak yada anne babasinin yatagina gitmeye calismak , cok zaman bir hastaliktan veya ev degistirilmesinden sonra ortaya cikan ve cozumlenmesi daha zor olan bir sorundur. Cocugun anne babasiyla birlikte uyumasina izin vermek , onunla oynamak , ona bireyler yedirmek veya onu azarlamak yada dovmek , genellikle sorunun daha da uzun surmesinden baska hicbir ise yaramayan uygulamalardir. Bunun yerine cocugu alip yatagina geri goturmek , onu sakinlestirmek ve uyuyana kadar da acik duran yatak odasinin kapisi disinda beklemek , genellikle cok daha etkili olmaktadir. 3 yas dolayindaki bazi cocuklar anne babasini uyandirmaksizin evin icerisinde dolasmayi pek severler. Cocugun yatak odasi kapisina disaridan bir cengel takilmasi , bunu onler. Ancak bu onlem cok dikkatli bir sekilde alinmali ve yalnizca cocugu kontrol etmek yada basindan atmak amaciyla uygulanmamalidir.
Karabasan ( kabus ) gorulmesi , cocuk buyudukce daha siklasir. 3-4 yas grubundaki cocuklarin buyuk bolumu gercekle hayal urununu birbirinden ayirt edemediginden , bunlara korkutucu masallar anlatilmasi veya televizyonda ayni nitelikte programlar seyrettirilmesi , daha sonra yataga yattiklarinda kabus gormelerine yol acabilir. Bunlarin yapilmamasi ve cocugun sakinlestirilmesi , ayrica da acik durumdaki yatak odasinin kapisi disinda bir sure beklenmesi genellikle sorunu cozumler.
TUVALET EGITIMI ILE ILGILI SORUNLAR
Hemen butun cocuklar 2-3 yas arasinda diskilama , 3-4 yas arasinda da idrar yapma fonksiyonlarini kontrol etmeyi ogrenmis olurlar. 5 yasina gelen bir cocuk tek basina tuvalete gidebilir ve kendi kendine soyunabilir , ihtiyacini gorebilir ve giyinebilir. Ancak yinede 4 yasindaki normal cocuklarin %20’si ile 5 yasindaki normal cocuklarin %10 - 15’i geceleri yataklarini islatabilmektedir. 6 yasina giren bircok normal cocuk bile , ayda birkac defa yatagini islatabilir. Butun bu sorunlarla karsi karsiya kalmamanin yolu , cocugun tuvalet egitimine hazir oldugunun fark edilmesinden gecer. Cocugun bu egitime hazir olmasi , barsaklarin veya mesanenin doldugunun farkinda olabilme , idrar ve diskisini tutabilme ve bu bolgedeki kaslarini uygun yer ve uygun zamanda gevsetebilme , ayrica soylenenleri anlayabilme yeteneklerinin kazanilmis olmasi anlamina gelir. Gelisimin butun bu yonleri ayni zamanda olgunlasamayacagindan , tuvalet egitimine 15-18 aydan once baslanmamalidir. Bazi cocuklarda bu olgunlasma daha erken olur , belirli bir egitime gerek kalmadan cocuk , idrar ve diskisini haber vermeye baslar. Anne baba cocugun rutin yasamini izleyerek tuvalet egitiminde uygun zamani hissetmelidir. Tuvalete goturulurken kosullanma meydana gelmesi icin cis , kaka gibi bazi kelimeler tekrarlanabilir. Cocuk oturakta cok kisa sure oturtulmalidir. Eger cocuk tuvalette oturmak istemez ve bu konuda direnirse kalkmasina izin verilmeli ve yemekten sonra tekrardan bir deneme yapilmalidir. Eger cocuk yinede direnirse , tuvalet egitimi birkac hafta sureyle ertelenmelidir. Tuvalete oturup ihtiyacini goren cocuk her seferinde odullendirilir. Daha sonra , bu uygulama yerlestiginde , odul verilmesi her iki seferde bir yapilmaya baslanir ve sonunda tamamen durdurulur. Her ne olursa olsun cocugu zorlamak faydali olmadigi gibi , anne babayla cocuk arasindaki iliskilerin gerginlesmesine de yol acar. Tuvalet aliskanligi kolayca ogretilemezse , bu basarisizlik olarak degerlendirilmemeli ve cocugu kabul etmiyormus , ona kusulmus , kizilmis gibi bir davranis gostermekten kacinilmalidir.
Cocugun oturagini tuvalete dokup sifonu cekmeden once onun banyodan cikmasi beklenmelidir. Buyukler icin cok dogal olan bu hareket cocukta korku olusturabilir. Tuvaletin , uzerine su dokulunce cisimleri ortadan yok eden korkunc bir sey oldugu inancina kapilabilir. Ustelik , cocugun gozunde abdest yapmis olmak anne babayi sevindirecek bir armagan vermekle es degerdedir. Bu degerli armaganin ustune su dokulerek ortadan kaldirilmasina , cocuk sasiracak olanlara anlam veremeyecektir.
Kucuk abdest aliskanligi , buyuk abdest aliskanligindan daha zor ve daha gec yerlesir. Bunun cesitli nedenleri vardir. Her seyden once , cocuktaki idrar zorlamasi , kalin barsaklarindaki basinctan daha az belirgindir. Ä°kinci olarak , cocuk idrar torbasindaki basincin bir refleksi olarak iser. Bu yuzden oncelikle bu refleksi engellemeyi ogrenmek zorundadir. Oysa buyuk abdestini yapmak icin , kendini birakivermesi yeterlidir. Cocuk icin birseyi yapmayi ogrenmek , kendini tutmayi ogrenmekten daha kolaydir.
Son olarak anneler , cocugun islak veya pislenmis bezinden hoslanmasalar bile cocuga bunu belli etmemelidir. Pis cocuk , kaka cocuk , bak pislik yapmissin gibi sozler ve hosnutsuz yuz ifadeleri ile cocuk uzerinde ters etkiler uyandirmamaya calismalidir. Anne tiksinme gosterirse , cocuk kakasini veya cisini yapmanin pis ve kotu bir is oldugu duygusuna kapilacaktir. Halbuki cocuk islak veya pislenmis bezinden hic bir rahatsizlik duymaz , hatta bunun kokusundan ve tenine degmesinden hoslanabilir de. ALTINI ISLATMA
Ä°stemli idrar yapma kontrolunun elde edilmesi beklenen en gec 4-5 yaslarindan sonra uyurken istem disi olarak ve tekrar tekrar idrar yapmasina enuresis ( altini islatma ) denir. Cok sik rastlanilan bir belirtidir. Cesitli ulkelerden %5-15 gibi oranlar bildirilmektedir. Ulkemizde bu oran %21 civarindadir. Erkeklerde daha siktir.
Gece uykudaki altini islatma en cok gorulen tiptir. Sadece gunduz gorulen , hem gece hem de gunduz gorulen tipleri de vardir. Cocukluktan beri gorulen , cocugun hic kontrol kazanmadigi durum ile , idrar kontrolu baslamis olan ve en az 6 ay kuru kalmis cocukta tekrar altini islatmanin basladigi ve bebeklik donemine geriledigi durum soz konusudur. Cocuk burada anne baba sevgisini uzatmak isteyebilir. Anne baba arasindaki iliskilerin olumsuz olmasi durumunda cocuk , onlara karsi duygularini altini islatma yoluyla ortaya koyabilir.
Altini islatan cocuklarin %70 inde bozuklugun birinci derecede akrabalarda da gorulmesi , tek yumurta ikizlerinde bu oranin daha da yuksek olmasi gibi verilere dayanilarak kalitimin etkisi kabul edilmekle birlikte , psikolojik nedenler basta gelmektedir.
Zamanindan once veya cok baskili tuvalet egitimi verilmesi , altini islatan cocuklarda sik rastlanan bir durumdur. Asiri temiz , titiz , duzenli annenin baskili tuvalet egitimine karsi cocukta altini islatma , bir reaksiyon olarak gelisebilir. Hic tuvalet egitimi verilmemesi de altini islatma nedenlerindendir. Annenin asiri koruyuculugu , cocugu uzun sure kendisine bagimli tutma bilincalti istegi de cocugu bebeksi kilar. Ailede olum , ayrilik , gecimsizlik , hastalik , okul basarisizligi gibi yasam olaylarinin olusturdugu kaygilar cocuklarin davranisina altini islatma seklinde yansiyabilir.
Altini islatma cocugun sosyal uyumu , aile ile iliskilerini , butunuyle ruh sagligini etkileyen bir bozukluktur. Tedavi edilmezse cogu kez ergenlik yaslarina kadar , % 1 oraninda da eriskin caga kadar devam eder.
Aileler altini islatan cocuga karsi ofke ve utanc duymamali , cezalandirmamali , kardesleri ile kiyaslamamali , yada cocuga bez baglayip , bezini degistirirken onu opup sevmek gibi destekleyici bir tutum icinde bulunmamalidir. Cocugun idrar yollarinin dogal gelisimi , bunun yani sira cocugun idrarini tuvalete bosaltmak geregini ogrenmesi ile bu kontrol er gec saglanacaktir. Cocuk gece yarisi altini islatmis olarak uyanirsa , bu dogal karsilanmali , altini degistirirken , birdahaki sefere altini islatmazsin , veya birdahaki sefer tuvalete gidersin gibi siradan sozlerle durumu gecistirmelidir. Ayrica unutmamalidir ki cocuk tuvalet aliskanligini elde ettikten sonra bile , ara ara ya oyuna daldigi icin , yada cok yorgun dustugu icin altini islatabilir.
Altini islatmanin bedensel nedenleri arasinda idrar yollari iltihaplari , seker hastaligi gibi nedenlerde goz ardi edilemeyeceginden bu cocuklarin oncelikle hekime muayene ettirilmeleri gerekmektedir. Tedavinin basarisi hekim , aile ve ozellikle cocugun gosterecegi isbirligine baglidir.
SALDIRGANLIK VE SIDDET Saldirganlik durtusu insanlarin icinde dogal olarak vardir ve bunun davranisa yansimasi kisiden kisiye degisir . Saglikli bir cevrede toplum icinde yasama , bu durtuleri yavas yavas torpuler . Etrafi perisan eden , kirip doken , arkadaslarini doven , buyuklerin otoritesini hice sayan cocuk elbette endise konusudur . Bu davranis ciddi boyutlarda ise uzman yardimini gerektirir .
Saldirgan , dusman tavirli kisilerin , cocukluklarinda gercek sevgi ve sefkatten yoksun kalmis kisiler oldugu bugun kesinlikle kanitlanmistir . Suphesiz ki cocuk siddeti once aile cevresi , sonra televizyondaki siddet ve korku filmleri gibi cevresel olaylardan ogrenir . Anne ve babalar cocugun psikolojik ihtiyaclarini yerine getirmez ve cocukta nefret , ofke , siddet duygularini uyandirirsa , cocuk da siddete yonelecektir. Cocuklar , siddete basvuran anne babalari taklit ederek siddeti ogrenirler. Yine anne baba , cocugun siddet hareketlerine ornegin bir baska cocugu dovmesine karsi cikmadigi surece cocuk siddete yonelecektir. Cocuklar , siddet duygularini bosaltma imkani bulamadiklari zaman siddet hareketlerine saparlar. Ornegin cocugun kardesiyle dovusmesini engellemek istiyorsaniz , oncelikle onun duygularini anlayisla karsiladiginizi belirtmek ve onu dovecegine kum torbasina yada bir baska oyuncaga veya samar oglani diye adlandirilan bebege vursan daha iyi olmaz mi ? gibi bir telkinde bulunabilirsiniz. Bir de cocugun ofke nobetlerinde hicbir sey olmuyormus gibi davranmali , nobet gectikten sonra da , ona tatli dille yaptiginin yanlis oldugunu , bu yolla hicbir istegini elde edemeyecegini anlatmalidir. Yalniz bu tutum akraba , komsu yanlarinda da olsa degismemelidir.
Anne babasi tarafindan azarlanan , bagirilan ve dovulen cocuk , stres veya duygusal rahatsizlik karsisinda cok zaman aglamaz ve inatcilikla , kustahca konusmalarla , saldirganlikla ve mizac patlamalariyla tepki gosterir. Anne babalar baskalarinin haklarina zarar vermeyen sizlanma , yemek yememe gibi davranislari gormezlikten gelme , gormezlikten gelinemeyecek davranislar karsisinda ise ilgiyi baska yone cekme , izolasyon gibi onlemlere basvurabilirler. Yerinde kullanilan ovgulerle uygun davranislarin tesvik edilmesi ve anlasmazliklarin azaltilmasi mumkundur. Ek olarak anne babayla cocuklar , her gun en az 15-20 dakika sureyle karsilikli hoslanacaklari bir aktiviteyle ugrasmalidir. Ayrica anne , duzenli bir sekilde gunun bir bolumunu cocuktan uzak gecirmelidir.
Kavgaci ,sinirli , uyumsuz , sorumluluktan kacan , cesitli davranis bozukluklari gosteren butun cocuklarin , mutlaka bebeklik donemleri firtinali gecmistir. Anne baba kavgalari , bosanmalar , asiri baski ve dayak , sevgi ve sefkat eksikligi cocugun suur altina derin izler birakmistir. Belki hatirlamiyor ama daima bu kotu ve mutsuz gecmisin tesiri altindadir. Surasi bir gercek ki , cocuklar bebeklik hatiralarini unutsalar bile , hayat boyunca bunlarin tesirinde kalmaya devam ederler. Kotu hatiralari , isimize yaramayan bilgileri unutmak , yaratilistan gelen bir savunma mekanizmasidir. Unutmak ,onlari hafizanin alt bolumu olan suur altina saklamak demektir. Suur altina gomulen bu aci hatiralar , ne kadar orseleyici ve ne kadar rahatsiz edici ise , gunluk davranislarimiza da o nispette etkili olurlar. Fakat biz asla bunun farkina varamayiz.
Bir sairin bebeklik donemini anlatan asagidaki hatirasi bu konuyla ilgili ilginc bir ornektir:
Bunlar benim ilk cocukluk hatiralarim , fakat hangisinin once , hangisinin sonra oldugunu bilmedigimden bir siralama yapamayacagim. Yine hangisinin ruya oldugunu da soyleyemeyecegim. Ama , hatirliyor ve hissediyorum , oyle ise anlatabilirim: Simsiki bagliyim , ellerimi , kollarimi , ayaklarimi , bacaklarimi oynatamiyorum. Bagiriyorum , agliyorum , fakat kimse yardimima gelmiyor. Beni izdirabimla basbasa birakiyorlar. Nice sonra , uzun sacli biri uzerime cullaniyor. Bunun kim oldugunu soylemeye dilim varmiyor. Ara sira birini daha goruyordum. Uzun sacliya kiziyor , kes sunun sesini , sinirime gidiyor , diye bagiriyordu. Sonradan ogrendigime gore , bu adam , uzun saclinin kocasiymis.
Bagirmalarima , aglamalarima , tamamen kayitsiz degillerdi , ama beni cozup serbest birakmayi hic dusunmuyorlardi. Baglarimdan kurtulmak , hur olmak istiyordum. Fakat , ben zayif ve gucsuz bir kole , efendilerimde kuvvetli ve gucluydu. Simdi isyankar ve hircin bir sair olmamin sebebi , suphesiz bu izdirap verici , cocukluk hatiralarimdir.

ICE KAPANIKLIK
Utangac ve ice kapanik cocuk cogunlukla mukemmel cocuk olarak degerlendirilir. Aslinda bu sessiz , cici cocugun hic gevsemedigi gorulur. Boyle cocuklar genellikle hayal ve fantezileri ile doyum saglamaya calisirlar. Ä°ce kapanik cocugun gunun birinde sorun cikarabilecegi bilinmelidir.
Kendine guveni olan , ruhsal yonden saglikli cocuk yetistirmek icin anne babalar cocuklarinin duygularini aciga vurmalarina imkan tanimalidirlar. Olumlu duygularin aciga vurulmasina nasil olanak taniniyorsa olumsuz sayilan ofke , utangaclik , aci , guvensizlik , gibi duygularin da aciklanmasi , bu duygulari asmasi yonunden gereklidir.
Bastirilmis duygular , ruh sagligina zarar verir. Cocuklar sadece duygularini dile getirmeye degil ayni zamanda anne babalarin bu duygulari anlamalarina da muhtactirlar. Okul oncesi cagda sessiz ve uslu durmaya zorlanilmis bir cocuk , okula basladigi zaman arkadaslariyla olumlu iliskiler kuramayacaktir.
Anne baba , urkek , kendine guveni olmayan veya devamli baskalarinin yardimina ihtiyac gosteren cocuklarini asiri korumaya ve ona asiri hosgorulu davranmaya basladiklarinda bir kisir dongu kurulmus olur. Anne cok zaman hekime , tibbi sikayetlerle gelir ama , kendisinden bir gunun nasil gectigini anlatmasi istendiginde yemek saatlerinde zorlukla karsilasildigi , cocugun bir turlu kendi haline birakilmadigi , anne babanin cocugun digerlerini rahatsiz eden davranislarina engel olamadiklarini ve cocugun kendi basina becerebilecegi , giyinmek , yemek yemek gibi isleri onun yerine yaptiklari ogrenilir. Oyle ki yedi yasina geldigi halde yalniz basina tuvalete gidemeyen , okula basladiklari gun annesinin etegine yapisip aglayan hatta kendi baslarina ne oynayacaklarina karar veremeyen cocuklar vardir. Ä°leriki yillarda bu cocuklar mesuliyet altina girmekten korkacaklardir.
Cocugun utanma duygusunu asiri sekilde kullanmakta yanlistir. Yaptigindan utanmalisin , herkes sana bakiyor , su yaptigini arkadaslarin duysa seni ayiplar ... gibi toplum baskisini tehdit unsuru yapmak iyi degildir. Bu sekilde tehdit edilen cocuklarda , asiri bir utanma ve otokontrol sistemi gelisir. Her yaptigi iste acaba baskasi ne der diye dusunur ve huzursuz olur. Kendisi icin degil , baskalari icin yasayan gosteris budalasi haline gelir. Yine korku ve baski sonucu itaate mecbur edilen bir cocuk , buyuyup kendi gecimini temin edecek ekonomik bagimsizliga ulasinca , anne babayi unutur.
Medeni sehir hayatinda tabiatin nimetlerini tadamayan cocuk , gunese , temiz havaya , tabii gidalara , kosturarak serbestce oynamaya hasrettir. Hayvanlari ansiklopedi sayfalarindaki resimlerinden tanir. Yuzmeyi , ata binmeyi , agaca tirmanmayi , tas atmayi , degnekle oynamayi bilmez. Sevincinden bagirdigi zaman ayiplanir , fakat bir kosede caninin istedigi kadar aglayabilir. Bazi anne babalar cocukta biriken sikintilari aglayarak bosaltmasina bile izin vermezler. Su sebepsiz yere aglaman yok mu beni sinir ediyor , eger susmazsan seni ayagimin altina alirim diyerek cocuklari tehdit ederler. Halbuki aglamayi unutan insanlar kati yurekli , duygulari korelmis , etrafina karsi kayitsiz , soguk kimselerdir. Bunlar ne kimseyi sevebilir , ne de kimse tarafindan sevilirler. Ä°c sikintilarini bosaltamayan , gunduzleri cocuklarina kendisini saydiramayip babayla tehdit edilen cocuklarda , tikler , tirnak yemeler , parmak emmeler ve benzeri davranis bozukluklari ortaya cikar. Eger bir ailede , herkes kendi sirrini kalbinin derinliklerine gomuyor , kimse kimseye acilamiyor , buna ragmen her sey yolunda gidiyormus gibi davraniyor ise , o ailede her turlu cirkinligin sinsi golgeleri dolasiyor demektir.
Bir diger konu ihmal edilen cocuklarda hayal kurmaya karsi kuvvetli bir temayul gosterir , sonunda kendi hayallerine gercekmis gibi inanmaya baslar. Bu cocuklarda bazen gercek ile hayalin sinirlari birbirine karisir. Onlari hayalcilikten kurtarmanin en iyi yolu , aile icinde aktif roller vermektir. Ayrica kir gezintilerine goturup , gercegi yasamasini saglamak , onu fantezi hayallerden kurtarir. Kurdugu hayallerin , uydurdugu hikayelerin yalan oldugunu yuzune vurmak da dogru degildir. Dikkatlerini baska tarafa cevirmek , onu sevdiginizi gostermek , onunla mesgul olmak lazimdir. Yine cogu anlatilan masallarda devler , cadilar , ejderhalar , zalim krallar ve bir de halki beladan kurtaran tilsimli bir kahraman vardir. Bazi psikologlar bu masallarin gerceklerden koparip cocugu hayalperest yaptigini , yalanciliga alistirdigini ileri surerler. Tiplemeleri gunluk hayattan secilmis , kahramanlarini cocugun aklinda canlandirabildigi , basit ve masum hikayeler daha faydalidir.
YALAN SOYLEMEK
5-6 yaslarindan once cocugun gercegi hayalden ayirt edecek ne deneyimi , ne de bilgisi vardir. Oyun cocuk icin gercektir , masallar canlidir. Bu yaslarda cocuklarin anlattiklari hayal urunu olaylari , yalan soylemek seklinde yorumlamak ve duzeltmeye kalkismak , yanlis bir tutum olacaktir. Soyle yaptim , boyle soyledim derken hikaye uydurmaktadir. Yahut da gordugu bir ruyayi anlatmaktadir. Burada hikaye uydurmasina fazla mudahale edilmemeli ancak , iyi hikaye anlatiyorsun veya bunlari ruyada gormus olmalisin diye ona hissettirilmelidir.
Cocuklari yalan soylemeye iten ikinci sebep anne baba ve buyuk kardesler tarafindan yalan vaatlerle aldatilmasidir. Cocuklar , en cok doktor konusunda soylenen yalanlari affetmezler. Kendilerini doktora gotururken hic canin acimayacak , hicbir sey olmayacak denir. Halbuki doktor igne yapmak , dis hekimi disini cekmek zorunda kalabilir. Cani yanan cocuk , anne ve babaya olan guvenini kaybeder.
Yalan soyleyip cocugu aldatmaktansa evet guzelim , biraz aciyacak , ama bu hastaliktan kurtulman icin baska care yok. Devamli rahatsiz olmaktansa , biraz caninin acimasina razi olmalisin demek durustce bir davranis olur. Cocuk caninin aciyacagini bilirse buna daha kolay katlanir.
Eger cocuk anne babasindan pahali ve fantezi cinsinden bir sey istemisse ona asla vaat etmemeli buna verecek kadar paramizin olmadigini , paramizi daha onemli ihtiyaclarimiza harcamak zorunda oldugumuzu acik yureklilikle soylemeliyiz.
Cocuklarin yalanciliga alismalarinda anne babanin rolu cok buyuktur. Kapinin zili caldiginda veya telefona cevap verirken gelen veya arayan falan teyze ise evde yok de diye tembihlerse , yahut kapiya gelen saticiya hayir elektrik supurgesine ihtiyacim yok , benim elektrik supurgem var diyorsa ve gercekte elektrik supurgesi yoksa , cocuk annesinden yalanciligi ogreniyor demektir.
Cocuklari yalanciliga ve iki yuzlu olmaya iten sebeplerden biri de anne baba anlasmazliklaridir. Cocuklarin onunde munakasa etmek ve onlari taraf olmaya zorlamak cocuklari iki yuzlu yapar. Cocuk ister istemez gucluden taraf olur veya kendisine en cok taviz vereni secer.
Daha buyuk cocuklar , grup icinde statulerini abartici davranislara girebilirler . Bu ozellik de bir kisilik zayifligi olarak degerlendirilmelidir. Kompleksli , ovunmeyi seven , kendini oldugundan fazla gosteren ailenin cocuklari da kendilerini baska cocuklardan asagi gormemek icin yalan yere ovunecektir. Bu konuda anne babalar mutevaziligin bir fazilet oldugunu bilip bunu cocuklarina ogretmeli , cocuklarin kabiliyetlerini abartmamali , onlari sartlandirmamali ve onlara dengi arkadaslar secmelidirler.
Buyukler cocuklarin yaninda arkadaslarini , akrabalarini ve komsularini cekistirmemelidirler. Bunu duyan cocuklar , insanlara olan saygi ve guvenlerini yitirirler. Zamanla onlar da arkadaslarina karsi ayni davranislarda bulunurlar.
Cocugun maksatli olarak , cezalandirilmadan kacmak amaciyla yalan soyledigi de olabilir. Cocuga verilen egitimin onemli bir yonu , cocuga davranislarindan sorumlu olmayi ogretmektir. Cocugun yalanin tahammul edilemez bir davranis oldugunu ogrenmis olmasi gereklidir.
Cocugun yalan soylemesi ciddi bir davranis bozuklugu seklinde ise veya anne baba arasinda gecimsizlik gibi bir sorundan kaynaklaniyorsa , uyum bozuklugunun duzelmesi icin bir uzman yardimi gerekebilir.
HIRSIZLIK
Calma cocuklarda sik gorulur. Bunun uygunsuz bir davranis oldugu cocuga ogretilinceye kadar cocuk calmanin uygunsuz oldugunu degerlendiremeyecektir. Cocuk toplumun tepkisini uyandiran moral kavramlarini , egitim ile buyudukce edinir. Bir esyayi almanin ilk akla gelen aciklamasi cocugun kendi esyalari ile baskalarinin esyalarini ayirt edememe durumudur. Cocuk 2 yasinda bu ayirimi yapmaya baslar. Ornegin arkadaslarina hos gorunmek icin seker calabilir. Veya yalnizca anne babasini uzmek ve sinirlendirmek icin hirsizlik yapabilir. Evde kucuk kardese karsi fazla korumaci olunmasi veya kardeslerin birbirleriyle kiyaslanmasi ozellikle buyuk cocuklarda adil davranilmadigi duygusunu uyandirir. Bunun sonucu olarak da kardesini kiskanip ona ait esyalari calabilir , saklayabilir. Cocuklar paylasmayi ve fedakarligi cok gec ogrenirler. Bir cocugun on tane oyuncak bebegi olsa , yine de kardesinin bebegini kiskanacaktir.
Aileleri ile problemleri olan , ozellikle de babalariyla problemleri olan , sevgi acligi ceken cocuklar ilgi eksikliginin verdigi ruh acligini gidermek icin turlu davranis bozukluklari gosterir. Bazen ozellikle babanin alnina kara leke surmek icin , intikam almak icin hirsizlik gibi , cocuk ceteleri gibi hatta cinayet gibi suclari isleyebilirler. Ya da aile - cocuk uyumsuzlugunun bir baska sonucu olarak babasinin cuzdanindan para calma gibi yollara sapabilirler. Suphesiz ki cocuktaki sevgi acligini gidermek ve asla o sevgiyi sarta baglamamak lazimdir. Yaramazlik yaparsan seni sevmem , zayif alirsan seni sevmem gibi sevgiyi sarta baglamak cocugu iki yuzlu yapar. Sevgiyi kaybetmemek icin , sahte bir uslu , icinden gelerek degil de zoraki ders calisan bir ogrenci olur. Oldugundan baska gorunmekten biktiginda da tersine yaramaz ve tembel bir cocuk olur. Cunku kaybedecek bir seyi kalmamistir.
Mumkunse her cocugun kendine ait bir odasi ve esyalari olmalidir. Bu sahsiyet gelismesi bakimindan onemlidir. Ancak onu , asiri bencillige ve maddeci olmaya itmemelidir. Anneler cocuklarini okula gonderirken sik sik tembih ederler : Kalemini , silgini kimseye verme ! Cantana koydugum kurabiyeleri kendin ye , baskalarina verme ! Oyuncagini baskalarina oynatma ! gibi .... butun bu yanlis mudahaleler cocugu paylasma zevkinden mahrum birakir. Bunun sonucu olarak da cocuk ileriki yillarda egoist ve mala duskun olacaktir. Vermeyi degil hep almayi isteyecek , fedakarligi hep karsidan isteyecektir. Yardimlasmayi , bagislamayi , hayir islerinde bulunmayi aptallik sayacaktir. Tabi ki maddeye ulasamadigi zamanlarda bunalima girecek ve ona ulasmak icin hirsizlik gibi , rusvet alma gibi gayri mesru yollara sapabilecektir.
Hali vakti yerinde olan aileler cocuklarinin elbise ve ayakkabilarini daha eskimeden muhtac cocuklara vermelidirler. Cocuklar , kendilerine ait bir seye , ihtiyaclari kalmadigi zaman , onun ihtiyaci olanlara verilmesi gerektigini ogrenmis olurlar. Yine kucuklere mecbur kalinmadikca da buyugun eskileri giydirilmemelidir. Asagilik duygusu cekmesine ve buyugune kin beslemesine neden olabilir.
Hulasa cocuklardaki bir cok davranis bozuklugu gibi calma problemlerinin temel nedenlerine inebilmek oyle cok kolay degildir. Cogu zaman uzman yardimi gerektiren karmasik sorunlardir. Ornegin yukarida da belirtildigi gibi sevgi acligi ceken bir cocugun babasini rezil etmek icin okulda hirsizlik yapmasi gibi. Aileler cocuklarina calmanin yanlis oldugunu , bu eylemin baskalarina haksizlik oldugunu , bunu hic kimsenin hos gormeyecegini saatlerce , hatta gunlerce bile anlatsalar , kendileri ornek olamadiklari , ilgi ve sevgi eksikligi gosterdikleri muddetce , anlatilanlar cocugun bir kulagindan girip , obur kulagindan cikacaktir.
Asagidaki satirlarda onemine binaen temelde sevgi acligini yansitan bir makaleyi aynen aktariyorum:

KESKE IKI BABAM OLSA
Ä°ki babali bir dunyanin cekilmezligi , yasanan orneklerle bilinir. Soz konusu olan uveyliktir. Ben ise , uvey olmayan , ayni anda iki babayi birden istiyorum. Biliyorum dini kurallarda bu yasak ... ama hayallerimde de yasak degil ya. Sonra bu yasak hayalimin suclusu da babam... EH... sonra ben anneme ayni anda iki es istemiyorum. Kendime iki baba istiyorum.
Ä°kisine de baba desem. Benim olmayan babami , ise gondersem , para kazansa , televizyon seyretse , bizimle hic konusmasa , varligimizla - yoklugumuzu hic fark etmese , ben ona baba desem , su an oyle birine baba diyorum zaten.
Bir de benim olan babam olsa. Onu ozlesem , arkadaslarima; sacimi nasil oksadigini , ogretmenim hakkindaki dusuncelerini , minik atismalarimizi , sofra muhabbetlerimizi anlatsam...
Annem diyor ki: Babaniz oyle degildi. Gecim derdiyle ugrasmaktan sizinle ilgilenemiyor.
Ben inanmiyorum.
Ä°sten cikar , fakat eve hangi saatte gelecegi belli olmaz. Televizyondaki aile dizilerini hic kacirmiyoruz. Cocuklariyla ilgilenen babalari sadece televizyonda izleyebiliyoruz. Bir farkla , izledigimiz babalarin yerine kendi babamizi koyarak.
Kardesim diyor ki ; abla bir gun uyumayalim . Babami televizyon dizilerindeki gibi karsilayalim. Belki memnun kalirda eve erken gelir.
Ne guzel olur. Babamizin yaninda saatler , dakikalar gibi kisalir.
Annem gunduzleri kardes kavgalarinin icinden cikamayinca , aksam babaniza sizi soyleyecegim diyor. O zaman anneme aciyoruz. Babamizi bulursan soylersin , gene kurtulduk diye kavga arasinda birbirimize goz kirpmayi ihmal etmiyoruz.
Babam bizim yarinlarimiz icin calisiyormus. Bu gunumde ne umuyorum ki yarinim iyi ve saglikli gecsin. Babami istiyorum.
Babam ; toplantilara , sohbetlere , derslere hatta maca gidebiliyor. Biraz da evimize ugrasin.
Tamam babam yoruluyor , calisiyor , insanlara katlaniyor , azar bile isitebiliyor. Annemin soyledigine gore bu sikintilara bizim icin katlaniyormus.
Ama ben de okula gidiyorum , bakkala gidiyorum , derste calisiyorum. Cop dokuyorum , kardesimi gezdiriyorum , pazara alisverise ciktigim bile oluyor. Ben de bunlara katlaniyorum.
Hele babami televizyon basinda gorseniz. Neymis, haber dinliyormus. Kanal zapinkleri arasinda saatler suruyor. Tabi seyrederken surekli bize bagirmaktan , hakaret etmekten de geri kalmiyor. Kendimi babama dinletmenin yolunu buldum. Ä°leride televizyon spikeri olurum caresiz beni dinlemek zorunda kalir.
Babamla ortak noktamizi yakaladik. Saatlerce ayni ekrana bakiyoruz. Ayni zamanlarda ama ayri mekana.
Babamin bakislarini o ekrana kaydedip , sonrasinda keske bize iletseler. Belki bize ait bir sicaklik yakalamis olurduk.
Benden soylemesi ; gelecek zamanlarda babalarin bakislari depo edilmeli .... amcalar bunu yapan bir makine icat etmeliler.
Oyun oynarken erkek kardesime , sen baba ol diyoruz. Baba ne is yapar ki ben onu olmam diyor. Ä°lle de doktor olacakmis. Doktor oluyor. Biz de , doktorlarin baba oldugunu aklimiza getirmiyoruz.
Bizim mahallede cocugu olmayan amca var. Bizi sever , okuldan gelirken gorse cantamizi alir. Sonra da babamiza selam soyler.
Kendi cocugu olmadigi icin bizlere boyledir, diye arkadaslarla ufak dedikodu ettik.
Bizi topladi : Allah’ in sorumluluklari esit yarattigini , ailenin bunu paylastigini , sevginin ve sayginin bunun temel tasi oldugunu anlatti. Aile fertlerinin yarim olup , bir araya gelince ancak butunlestigini soyleyince , duramadik ;
Ä°yi de amca , babalar hic yok. Yarim once butun , sonra gene yarim olmak zorunda mi ? Ustelik cekirdekleriyle.....
Hosumuza giden Peygamberimizin cocuklarla iliskisiydi. Keske dedik , Peygamberimizin cocugu olsaydik. Cocuklari degiliz ama ummetiyiz , dedi amca.
Ä°yi de ummet olmak ne ise yarar ki ; babanizin size Peygamber gibi davranmasini saglar. Bu isi cok sevdik.
Amcanin selamini babamiza iletip dertlerimize arac olacagina soz aldik. Nasil yapacaksa babamiz eve erken gelecekmis.
Amca diyor ki ; Peygamberin ummetinden olan insan hata yapmissa tovbe eder. Yanlislarini duzeltir.
Bekliyoruz. Babamizi seviyoruz. Bize baba olmasini istiyoruz. Para bir sey degil , bizleri sevsin yeter.
Aysegul Akturk Arpaci
-
KEKEMELIK
Konusma ritim bozuklugudur. Sarki soyleme , siir okuma sirasinda genellikle kekeleme olmaz. Agir durumlarda ayagini yere vurma , tum bedeniyle sarsilma gibi vucut hareketleri de konusma bozukluguna eslik eder.
Kekemelik genellikle 2-7 yaslarinda , cocuk konusmayi veya okulda okumayi ogrenmeye basladigi siralarda ortaya cikar. Cocukta dusunce hizinin , konusma hizini gectigi bu yaslarda henuz yetersiz olan konusma ile cocuk dusuncelerini ifade edememekte ve fizyolojik kekemelik olarak bilinen durum ortaya cikmaktadir. Bu tip gecici kekemelikler de aile duzgun konusmasi icin baski yapmamali , cocugun dikkatini konusma bozuklugu uzerine cekmemelidir.
Kalici kekemeligin olusumunda pek cok etken soz konusudur. Ailenin verdigi egitim , ailede asiri titizlik ve mukemmellik isteyen tutumlar suclanmistir. Duzen , temizlik , terbiye konularinda buyuk beklentilerle karsilasan , ancak kendisi guvensiz olan , ailesinde konusma bozukluguna karsi bir egilim de bulunan cocuklarda herhangi bir korku , genellikle bardagi tasiran son damla olmakta ve kekemelik ortaya cikmaktadir.
Hafif vakalarin %50 -80 ’ i kendiliginden iyilesir.
Bu cocuklara tedavi yaklasiminda cocugun duzgun konusma konusunda zorlanmamasi , sabirsizlik gosterilmemesi , konusmasinin kesilmemesi cok onemlidir. Cocukta zaten temelde varolan guvensizlik ve yetersizlik duygularinin pekistirilmesinden kacinilmalidir. Aile asiri titiz , denetimci , kuralci tutumlari yumusatmalidir. 8-9 yasindan kucuk cocuklarda oyun tedavisi , daha buyuklerde psikoterapi uygulanir. Tedavinin esas amaci , cocukta kendine guven duygusunun gelistirilmesidir. Bazi vakalarda konusma tedavisi uzmanlarinin yardimi gerekebilir. Ozel bir ilaci yoktur.
Cocuklarin anlattiklari seyler ne kadar basit ve findik kabugunu doldurmaz seyler de olsa , onu sabirla dinlemeli , heyecani paylasilmalidir. Sikintilarini anlatmaya cesaretli olmalidir. Onu ciddiye alip hislerine ortak olundugu zaman , her problemini size acacaktir. Problemi buyumeden cozuldugunde veya kendisinin cozmesine yardim edildiginde kendisine guveni artacak , zorluklara cesaretle gogus gerecektir.

KORKULAR
Cocuklarda korku duygusunu anlayabilmek icin korkuyu olusturan objeye , cocugun gozuyle bakmak gerekir. Cocuklarda korkuya neden olan bir esya ve yaratik , buyukler icin korkutucu degildir. Aksine , buyuklerin korkacagi durumlardan cocuk etkilenmeyebilir. Korku , insanin yasamini surdurebilmesi icin gerekli olan bir duygudur. Onemli olan , korkunun mantik cercevesinde kontrol altina alinmasidir. Bunun icin cocugun eriskin kisilerin destegine ve kendisine guven verilmesine gereksinimi vardir. Nasil ki cocuga yuzme ogretmenin yolu , onu derin suya firlatip atmak degildir ve yavas yavas , guven verici bir tutum ile , acele etmeden yuzmeye alistirilmasi , cocugun sudan zevk almasina yol acarsa , cocugun buyumesi sirasinda beliren korkulari da buna gore kendine guvenini gelistirerek ele alinmalidir. Pek cok anne baba cocuklarinin korkulari oldugundan yakinir. Soz edilen korkular cocugun yasaminin normal gidisini engelleyecek duzeyde ve ciddi boyutta ise durumun arastirilmasi ve tedavisi gerekir.



Bazi korkular cabuk gelir ve gecer. Cok endiseye neden olmaz , cocugun yasamini cok fazla etkilemez. Ancak korkularin % 5 ’i kalici ozelliktedir. Genellikle erken yasta olusan korkular kisa surede kaybolur.
Anne odadan ciktiginda veya iceriye bir yabanci girdiginde baslayan aglama , sekizinci ay dolayinda baslayip 18 -24. aya kadar devam eden normal bir olaydir. Bunun siddet derecesi cocuktan cocuga degisir. Bu normal olay karsisinda bazi anne babalar ve ozellikle de ilk kez cocuk sahibi olanlar , psikolojik bir sorunla karsi karsiya olduklarini zannederek cocugun iyice uzerine duserler ve onun yanindan ayrilmamaya veya onu yeni durumlarla , kimselerle karsi karsiya birakmamaya ozen gosterirler. Babalar cok zaman bunu cocugun altini kirlettigine isaret sayarak anneyi elestirir yada cocugu azarlayip cezalandirarak bu davranislarini degistirmeye ugrasirlar.
Cocuklar , ileride hayatin zorluklarina gogus gerebilmek ve problemlerini kendi baslarina cozebilmek icin yalniz kalmayi ogrenmelidirler. Bu yuzden cocuk ayri bir odada yatirilmalidir. Uyanik oldugu saatlerde , basina gidip onu eglendirmeye calisilmamalidir. Karanliga , isiga , seslere , yalnizliga alismali ve bunlari kendi basina kesfetmelidir.
Bir diger korku anneden ayrilma endisesidir. 6ay ile 3 yas arasinda , acil bir durum soz konusu degilse cocugu anneden ayirmamak gereklidir. Bu donemde uzun suren ayriliklar cocukta ciddi psikolojik bozukluklara neden olur.
Karanliktan , canavarlardan , boceklerden ve orumceklerden korkmak 3-4 yas grubunda sik gorulur. Yaralanmadan ve olumden korkmak ise daha buyuk cocuklarda siktir. Korku masallari korku filmleri veya televizyon programlari , bu korkulari artirir. Ofke belirtisi olarak anne baba tarafindan soylenen korkutucu sozler , okul oncesi cagdaki cocuk tarafindan gercekmis gibi kabul edilebilir ve onu iyice korkutabilir. Cocuk , tehditlerin samimi olmadigini anlayamaz , onlari gercek zanneder.
Eger yaramazlik yaparsan birakir giderim ; bir daha geri donmem ! Omur boyu annesiz kalirsin... diye korkutulan bir cocuk , annesine olan guvenini kaybedecek , gelecekten endise edecek , annesinin bir gun onu terkedip gidecegini dusunerek , kahrolacaktir. Sik sik oyunu birakip , annesinin odasina girip onun evde olup olmadigini kontrol edecektir.
Yaramazliklarinla beni kahrediyorsun ! Kederimden bir gun dusup olecegim ! Sen de annesiz kalacaksin !..... Cocugu bu kotu tehdit kadar korkutan bir sey yoktur. Hic yaramazlik yapmayan cocuk olur mu ? Her yaramazlik yaptiginda annesinin olecegini zannedecek ve buyuk bir sucluluk duyacaktir.
Eger soyle yapmazsan , hastalanirsin ! Eger boyle yapmazsan olursun ! Eger sozumu dinlemezsen , Allah sana cezani verir ! gibi tehditler de cocugu korkak yapar. Kazara dusup bir yerini yaraladiginda veya bulasici bir hastaliga yakalandiginda sucluluk duygusuna kapilir. Soz dinlemeyen kotu bir cocuk oldugum icin Allah beni cezalandirdi diye dusunur.
Cocugun biri bir gun annesine olumun ne oldugunu sormus ; o da uyku gibi bir seydir. Ancak olum uykusundan uyanmak yoktur cevabini vermis. Cocuk o gunden sonra , olum ile uyku arasinda bag kurarak , uyumaktan korkar olmus. Ya uyuyunca uyanamazsam diye hep uyanik kalmaya calismis.
• Yine yemek isine cok onem veren bir anneye cocugu soruyor :
• Anne , nicin yemek yiyoruz ?
• Kadin hemen cevabini vermis : Buyumek icin.
• Cocuk sormaya devam etmis : Buyuyunce ne olacak ?
• İsin sonunu kestiremeyen anne , biraz dusundukten sonra : ihtiyarlayacagiz... demis.
• İhtiyarlayinca ne olacak ?
• Koseye sikisan anne , ister istemez ; ne olacak ... demis , herkes gibi bizde olecegiz.
Cocuk o gunden sonra yemek yememeye baslamis. Ne yaptilarsa cocuga yemek yedirememisler. Sofraya oturan anne babasina aglayarak yalvarmis :
Ne olursunuz , siz de yemeyin !
Sebebini sorduklarinda ; Cunku.... demis , yemek yerseniz ihtiyarlayacaksiniz ; ihtiyarlayinca da oleceksiniz. Ben sizin olmenizi istemiyorum !
Biz ne kadar saklarsak , saklayalim , cocuk bir gun olum gercegiyle mutlaka karsilasacaktir. Burada onemli olan , onu olumle korkutmadan , anlayabilecegi kolay bir yoldan anlatmaktir.
Caddeden karsi karsiya gecerken , cok dikkatli ol , yoksa arabanin altinda ezilir , olursun demek yerine , arabalardan biri sana carpip bir yerini incitebilir demek daha yerindedir. Sokakta dolasan kedi ve kopeklerden uzak dur , isirir veya tirmalayacak olurlarsa , kuduza yakalanir , olursun demek yerine , onlardan uzak dur , hastalik bulasabilir demek kafi gelecektir.
Cocuklarini , gozlerinin onunden ayirmayan , onlari bir golge gibi takip eden anne babalar ( ki muhtemelen ayni sekilde yetistirilmislerdir ) onlari tehlikelere karsi uyarmayip , kendisini nasil savunmasi gerektigini ogretmedikleri takdirde korkak , kendine guveni olmayan ve daima birinin korumasina muhtac bir tip yetistireceklerdir.
Vicdan anne babanin yapilmali ve yapilmamali diye nitelendirdiklerinin cocuk tarafindan benimsenmesi tarafindan ortaya cikar. Anne babanin soz ve davranis bicimlerine gore bazi cocuklar buyuduklerinde vicdansiz olurlar. Topluma aykiri davranislara yonelirler , hatta suc islemekten korkmazlar. Bazi cocuklarda asiri vicdanli olurlar. Bunlarda buyudukleri zaman , genellikle psikologlarin kapisini en cok calan kisiler olurlar. Asiri utangac , asiri cekingen , bir ise yaramama duygusunda olan , ne yapsalar cevreye zarar vereceklerinden urken , asiri vicdanli olmanin acisini yasayan kisilerdir.
Ä°ki bucuk yasindaki cocugun kitapligin onune gecmis , bir yandan olmaz ciz ciz dedigini , bir yandan da kitaplari cekip cekip aldigini goruruz. Aslinda yasagi benimseme safhasi olan bu durumda , cocuk ciz derken kitaplara dokunmamak gerektigini henuz kendine mal edebilmis degildir. Kisa bir sure sonra ciz sozunu icinden soyleyecek ve kitaplara el surmeyecektir. Gercekten de vicdanin gorevi , yapilmamasi gereken bir olayi onlemektir , yoksa olay olduktan sonra bundan sucluluk duyurmak degil. Sen yaramazlik yapmasaydin ben hasta olmazdim gibi sozlerle cocuga vicdan azabi cektirilmemelidir.
Vicdanin belirleyici niteliginin olusmasi zaman alacagina gore ki bu ilk bes yil icinde tamamlanir anne babalar bu konuda acele etmemelidirler. Yani cocugun yapmasi ve yapmamasi gereken davranislari bir anda sindirebilmesi mumkun degildir. Bir kere oncelikle sizin dilinizi tam olarak anlamalidir. Bu da yukarida belirtildigi gibi ilk bes yilda tamamlanir.
Okul oncesi yasindaki cocuk kucuk ve zayif oldugunun bilincindedir. Cevresinde meydana gelen olaylarin cogunda kendini aciz hisseder. Gercekleri sinirli olarak algilayabildiklerinden nelerden gercekten korkulmasi gerektigini anlayamazlar. Bu durum da kucuk cocugun dis dunyadan korkmasina ve kuskulanmasina neden olur. Cocuk kendini ne kadar aciz hissediyorsa o olcude korku reaksiyonu olusur.

OKUL KORKUSU

Okula gitme korkusu hic de nadir degildir. Cocuk anaokuluna gidecegi zaman veya daha buyuk cocuklar okul gunu bir endise icinde uyanirlar. Bulanti , kusma , istahsizlik , bas agrisi , karin agrisi gibi bedensel sikayetleri vardir. Okul korkusu cogunlukla sinirli bir ogretmen , sinavda basarisizlik korkusu , kabadayi bir arkadastan korku gibi yuzeydeki bir nedenle aciklanir. Bunlar bazen gercekte dogrudur. Ancak genelde okul korkusu olarak yanlis adlandirilan bu korkunun kokeninde , duygusal iliski kurdugu kimselerin veya kendisinin basina bir sey gelmesinden ve boylece kendisi icin cok onemli olan bu kisiden ayrilma korkusu vardir. Korku duygusu gercekte bir ayrilma endisesidir , okul cocugu veya genc eriskin normalde 24 aylik bebeklerin korkusunu yasamaktadir. Okul korkusu genellikle karsilikli bagimli , yanlis gelismis anne cocuk iliskisinin varliginda gorulur. Genellikle bu cocuklarin cok koruyucu anneleri , cok uzak ve soguk duran babalari vardir.
Bazen ise anne baba cocuga asiri derecede duskundur , kendileri de cocuktan ayri kalmayi bir turlu goze alamamislardir. Bazen de anne ve babalarin kendileri ruhsal bozukluk icinde veya guvensizdir , cocugun basina kotu seyler geleceginden gereksiz yere korkmus ve cocugu hep evde tutmaya calismislardir. Boylece cocuk kendisi de farkinda olmadigi halde evden uzaklasinca veya okulda iken annesine babasina veya kendisine korkunc seyler olabileceginden korkmakta ve bunu engellemek icin evde kalmakta israr etmekte , zorlandigi zaman panik icine dusmektedir.
Cocuk okulda basarisiz kalmaktan ve oz saygisini kaybetmekten korku duyabilir veya okuldan korku gercek bir nedene bagli olabilir. Ancak bu tip korkular , ayrilma endisesi adi verilen durumlardan cok daha yuzeyseldir , gecicidir. Korktugu nesnelerin ortadan kalkmasi ile cocuk boyle bir korkudan kurtulabilir.
Oysa ki yanlis gelismis anne-cocuk iliskilerinin soz konusu oldugu okul korkusu denilen durumda cozum , ancak iliskilerin duzeltilmesine baglidir. Anne - cocuk arasindaki asiri bagimlilik ve buna bagli ayrilma endisesinde anne de psikolojik tedavi gormelidir. Cocuga tedavi yaklasiminda okula gitmedigi icin suclanmaktan kacinilmalidir. Anne babalar bu durumun pek cok cocukta gorulebilecegini bilmelidirler. Cocugun guvenini kazandiktan sonra her ne sekilde olursa olsun okula gitmesi gerektigi , zaman gecince bu korkuya derslerden geri kalma korkusunun eklenecegi soylenmelidir.
Okulla isbirliginin saglanmasi da onemlidir. Bu durum bazen , hic ilgisiz bir hastaliktan veya yolculuktan sonra tekrarlayabilir. 10-14 yasindaki daha buyuk cocuklarda okul korkusu psikiyatrik tedavi gerektiren daha agir bir psikolojik tedavi gerektiren daha agir bir psikolojik bozukluga isaret edebilir.







COCUKLUK VE ERGENLÄ°KTE CÄ°DDÄ° PSÄ°KOLOJÄ°K
BOZUKLUKLAR

ASÄ°RÄ° HAREKETLÄ°LÄ°K VE OGRENME BOZUKLUGU
Dikkat eksikligi bozuklugu , minimal beyin zarari adlari da verilebilen bu bozukluk , son yillarda uzerinde cok durulan bir konudur. Zekalari normal duzeyde olmasina karsin , ogrenme guclugu , dikkat eksikligi ve asiri hareketlilik yakinmalariyla genellikle okula baslama yillarinda farkedilen bu durum , dikkatli bir gozlemle 1-5 yaslarinda taninabilir. Bu cocuklar bebekliklerinde huysuzluk , huzursuzluk , uykusuzluk belirtileriyle guc bir bebek olarak tanimlanir. Yurumeye basladiklari zaman oylesine hareketli ve ataktirlar ki son derece yorucu , birkac kisinin bakimini gerektiren bir cocuk olduklari soylenir.
Bazi ailelerde cocugun asiri hareketliligi zekasinin bir isareti olarak degerlendirilir. Bu cocuklar okula basladiklarinda dikkat eksikligi ve sinifta kurallara uymamalari ile dikkat ceker ve hekime getirilirler. Hastaligin en carpici belirtileri olan dikkat eksikligi , asiri hareketlilik ve ataklik , her cocukta degisik oranlarda gorulur.
Burada oncelikle normal olan asiri hareketliligi tanimlamak lazimdir. 2 ve 4 yasindaki cocuklarin cok hareketli ve gurultucu olmasi sik rastlanan bir durumdur. Her iki yas grubunda da bu davranislar gelisme donemiyle iliskilidir ama cok zaman anne babayla cocuk arasinda anlasmazliklara yol acarak , anne babanin bunu kendilerine dert edinmelerine neden olur. Normal mizac seklinin abartilmasi olan bu durumda buyukler , cocuklarda asiri hareketliligi hemen her zaman icin azarlamak ve cezalandirmak yoluyla bastirmaya calisirlar , ama bu hareketliligin daha da artmasini saglamaktan baska ise yaramaz. Cocugun uzun zaman hareketsiz durmasina calismamak ve bu konuda deneyimli bir ogretmenden yardim istemek faydali olabilir.
Asiri hareketlilik ve beraberinde algilama , hareket bozukluklari veya psikolojik bozukluklar beraberinde oldugunda onemlidir ve tedavi gerektirir. Simdi tedavi gerektiren bu cocuklari biraz daha tanimlayalim:
Duz duvara tirmanan tipte olagan disi aktif , durmak yorulmak bilmeyen , asiri uyanik , uykuda bile hareketli cocuklardir. Uyku ve beslenme bozukluklari da gorulur. Bu cocuklari sakinlestirmek guctur , sik aglarlar. Okul doneminde davranislari baskalarini rahatsiz edici duzeye varir. Boylesine hareketli olmalarina karsin , dugmelerini ilikleme , ayakkabisini baglama , topu atip tutma gibi ince hareketlerde beceriksizdir.
Bu cocuklarin davranislari onceden kestirilemez, dusunmeden harekete gecerler. Yuzme bilmeden derin suya atlama , aniden giden arabalarin onune firlama gibi tehlikeyi kavrayamadiklarini gosteren hareketler dikkati ceker. Kazaya ugramamalari icin cok siki denetim gerekir. Cok cabuk kizar , onemsiz nedenle kavga cikarirlar , sabirsizdirlar. Ornegin oyunda kendi siralarini bekleyemezler. Bu nedenle sik sik oyun disina atilir , siniftan cikarilirlar.
Dikkat suresi cok kisadir , konsantrasyonu cok azdir , bu nedenle normal veya normal ustu zeka duzeylerine karsin bu cocuklarda ogrenme guclugu belirgindir. En ufak bir uyaranla dikkatleri derhal dagilir. Gorsel algilama kusuru nedeniyle resim yapma , yazi yazmada yetersizlik ortaya cikabilir. Akranlari tarafindan reddedilebilir veya alay edilebilirler.
Bu cocuklarin % 65’i iyilesebilmektedir. Geri kalan vakalar tedavi edilmezse bulgular ergenlikte ciddi davranis bozukluguna donusur. Bu cocuklar , tibbi tedavinin yaninda normal siniflarda ogrenime devam etmeli ve zaman zaman da bu konuda ogrenim gormus bir ogretmen tarafindan ozel olarak egitilmelidir.
COCUKLARDA CÄ°DDÄ° DAVRANÄ°S BOZUKLUKLARÄ°
Ciddi davranis bozuklugu , 15 yasindan kucuk cocuklarda gorulen , diger insanlarin temel haklarini hice sayan , toplumun temel kural ve kanunlarini tekrar tekrar ve israrli bicimde bozan davranis bozuklugudur. Bildigimiz yaramazlik kavramindan cok daha ciddi bir bozukluktur. Eriskinde bu tur davranis antisosyal davranis olarak degerlendirilir.
Bu davranis bozuklugu ile daha onceki konuda anlattigimiz asiri hareketlilik - ogrenme bozuklugu arasinda siki bir iliski vardir. Ozellikle eriskinlerin davranis bozukluklarinin temelinde bu bozuklugun bulundugu gorulur.
Davranis bozuklugu sosyallesmis ve sosyallesmemis olarak iki tiptir. Sosyallesmis tipte cocuk genellikle bir sosyal iliski icinde gorunur , ancak bu iliski kisa surelidir , belki en fazla alti ay dayanir. Bu cocuklar cikari olmadan arkadaslik kurmayan , guvenilmeyen , kolayca arkadaslarini terk eden , pismanlik ve sucluluk hissetmeyen , sucu hep baskalarinda goren bireylerdir.
Sosyallesmemis tipte ise diger kisilerle normal sevgi bagi veya bir baglilik hic kurulamamistir. Boyle bir cocugun kendi yasit gruplari ile de iliskisi kotudur , acik bir cikari olmadiginda kimseyle iliskisi yoktur. Bencildir , diger insanlari hep kendi cikari icin kullanma egilimindedir. Yangin cikarma , hirsizlik , baskasinin malina zarar verme , insana veya hayvana eziyet etme gibi davranislari tekrarlar durur.
Ciddi davranis bozukluklarina birden fazla etken neden olabilir. Anne babadaki ruhsal bozukluklarin , ailede bosanma , suclu davranislar , alkolizm gibi olumsuz durumlarin rolu vardir.
Bir gun , bir gazetenin ic sayfalarinda , kucuk puntolarla dizilmis bir haber vardir ;
Kucuk cani kapatildigi hapishanede kendisini asti. Olumunden evvel yazdigi bir kagitta soyle diyordu : Kendimi olduruyorum. Cunku ben bu cezayi hakketmedim. Sucsuzum ve butun insanlardan nefret ediyorum.
Kendisini kafi derecede sevilmemis hisseden , sikintilarini acacagi bir yakini olmayan , gelecege korku ve endise ile bakan her genc , toplumdan nefret eder. Ergenlige gecis donemi , firtinalar ve ic catismalarla doludur. Guven duygusunu yitirmis , hayattan bekledigini bulamamis gencler bu donemi kolay kolay atlatamazlar. Kendilerini ispatlamak icin tehlikeli maceralara girisirler.
Cocuk , iyi bir anne baba modelinden yoksun buyur ; sevgi yerine nefreti , dostluk yerine kavgayi , yardimlasma yerine egoizmi , ahlak yerine serkesligi ogrenirse ; bundan hem aile hem de toplum zarar gorecektir. Kisacasi aile , her turlu iyiligin ve kotulugun ogrenildigi bir okuldur.
Cocuklara karsi adil davranilmali , onlari birbiri ile kiyaslayip kiskanclik duygulari tahrik edilmemelidir. Buyugun kucukleri ezmesine izin verilmemelidir. Bunu yapayim derken , kucugu asiri derecede koruyup simartmamalidir. Ortancaya kendisini ihmal edilmis hissini verecek davranislardan da sakinilmalidir.



BEBEKLÄ°K OTÄ°ZMÄ° ( Ä°CE DONUK YASAM )
Otizm , bireyin dis dunyasinin gerceklerinden uzaklasip kendine ozgu gercekler dunyasi olusturmasidir. Normal her cocukta bebekligin ilk uc ayi normal otizm devresidir. Yani cocuk ice donuk yasar. Bebeklik otizminde cocuk , ilk uc aydaki ice donuk haline saplanip kalmis , ileri doneme gecememistir. Bu cocuklarin anneleri de genellikle cok soguk - cok uzak sizoid tipte kadinlardir. ( Bu insanlar iclerine kapanmis , ice donuk , duygusal acidan soguk kimselerdir. Hemen her zaman icin kendi hisleriyle ve dusunceleriyle ugrasirlar , baskalariyla yakinlasmaktan korkarlar. Bu kimseler bol miktarda hayal kurarlar ve pratik eylemde bulunmak yerine teorik planlar yapmayi tercih ederler. Ancak bu kisiler akil hastasi degildirler. )
Otistik cocuk ice kapanikliligi , cevreyle iliski kurmamasi , gormuyor , isitmiyor gibi davranmasi ile dikkati ceker. Kalabalik bir odaya girse , kimse yokmus gibi davranir , bir oyuncakla bir kosede oynar veya dalgin gorunur , insanlara sokulmaz , sevmekten ve sevilmekten hoslanmaz. Kucaga alinsa , diger cocuklar gibi kendini gevsetmez , tahta gibi oturur ve hemen siyrilip inmek ister. Konusma ya hic yoktur yada tek tuk sozleri ancak zorda kalinca kullanir ; bu da kisa cumlelerden oteye gecmez. Sahis zamirlerini karistirir , ornegin su istiyorum demez , su istiyor veya su istiyorsun der. Baskalarinin sozlerini papagan gibi tekrarlar. Sasirtici bir ezberleme yetenegi gosterir. Hafiza genellikle cok kuvvetlidir. Dokunma tatma , koklama duygularini , gorme ve isitme duygularindan daha cok kullanir. Esyayi sik sik agzina goturur veya koklar. Bir oyuncakla saatlerce bir kosede oynayabilir , ancak bu oynama ayni hareketleri saatlerce tekrarlamak seklindedir ; oyununa karisilirsa ofkelenir. Cok titizdir , kurallara ve aliskanliklarina baglidir , cevresinde hicbir yenilikten hoslanmaz , odasinin yeri veya odasindaki esyanin yeri degistirilirse elindekileri firlatir atar , basini duvara vurur , kolunu isirir , kulagini ceker , saclarini yolar ve kendine donuk ice kapaniklilik icine girer.
Bazi cocuklarda yerinde surekli sallanma , kendi ekseni etrafinda topac gibi donme gibi garip jest ve hareketler gozlenir.
Bu davranislari ile bu cocuklarin genellikle sessiz - uslu cocuk oldugu dusunulur , uzerinde durulmaz. Oturma , yurume , tuvalet egitimi , zamaninda ve normal gelisir. Ancak genellikle konusma yasinda cocugun diger cocuklar gibi konusmamasi dikkati ceker. Sagir oldugu veya agir isittigi veya zekasinin geri oldugu dusunulur. Zeki gorunuslu olmasina karsin cocuk , ogrenmeye , konusmaya direnme gosterir , kalem kagitla ilgilenmez , resim yap denildiginde resim cizmek istemez.
Belirtiler genellikle ilk yas sonunda fark edilir. Ancak dikkatli bir gozlemle cocugun dogumdan itibaren sevip oksamalara hic aldirmamasi , uyaranlara yanit vermemesi gibi gariplikler dikkati ceker.
Otistik cocuk , canli varliklara karsi kayitsizdir , insanin eline , yuzune , tipki bir masaya dokundugu gibi dokunur , insanla goz goze gelmez , bosluga bakiyor gibidir. Cocuk bilicsel , sosyal ve dil gelismesi icin ozel egitim veren bir kuruma gonderilmelidir.
Bes yasina kadar hic konusmayan cocuklarda gidisati pek iyi degildir , bes yasindan once azda olsa konusma dili kullanmis cocuklarda iyi sonuclar bildirilir. Cocuklarin %25’i iyilesir , %15’i okula gidebilecek kadar iyilesir, %60’inin ise uzun sureli tedavi gormesi gerekir.



COCUKLUK OTÄ°ZMÄ° ( Ä°CE DONUK YASAMA )
Baslangic yasi 2-5 yastir. Normal gelisim gosterdigi dusunulen cocukta birden korku , endise , aglama , panik tepkileri belirir. Cocuk tedirgindir. Ä°drarini ve diskisini altina kacirmaya baslar konusma bozulur. Bebeklige geri donme soz konusudur. Cocuk oyun oynamaz , anneye yapisir anneden biran olsun ayrilmaya katlanamaz. Kisa sureli ayriliklar buyuk ofke nobetlerine , panige , aglamaya yol acar. Konusmasi anlasilmaz olur , yeni sozler uydurur.
Normal gelistigi dusunulen bu cocuklar , aslinda bebeklikten anneye asiri bagimlidir , anneyle cocuk arasinda cok siki yapisik bir iliski vardir. Bu ortak yasam surdukce cocuk dengeli ve uyumlu gorulur. Ancak ortak yasantiyi tehlikeye sokan ( kardes dogumu , cocugun anaokuluna baslamasi , annenin hastaneye yatmasi , annenin olumu , annenin ayriligi gibi ) her durum cocugun ruhsal dengesini altust eder.
Bu cocuklarin anneleri cok verici , cok kollayici , cok kontrol edici yutan annelerdir , cocugun kendi basina gelismesine olanak tanimamislardir. Tedavisi yine bebeklik otizminde oldugu gibi ozel egitim veren kurumlarda olmalidir.

COCUKLUK DEPRESYONLARÄ°
Cocuklarda depresyon belirtileri , umutsuzluk , aglamaya egilim , cabuk alevlenme , tedirginlik olum dusunceleri , kendini oldugundan asagi gorme , okul basarisinda dusme , dikkatini toplamada gucluk , ice kapaniklik , hareketlerde azalma , sakin sessiz durma veya hareketlerde asiri artma , saldirganlik , vurucu kiricilik , uyku problemleri , altini islatma , altina diski kacirma seklinde kendini gosterebilir.
Bazi cocuklarda ise daha once soz konusu olmayan saldirganlik , suclu davranislar , asiri hareketlilik , okul problemleri , bas ve karin agrilari gibi bedensel yakinmalar seklindedir.
Aileler bu gibi problemleri olan cocuklarda kardes kiskancligi , aile ici huzursuzluklar , sevgi ve ilgi eksikligi gibi nedenler oldugunu bilmeli , onu hareketlerinden dolayi cezalandirarak durumun daha da kotuye gitmesine sebep olmamalidirlar. Unutmamali ki bir cok ruhsal hastaligin ilaci sevgi ve ilgidir.
ERGENLÄ°K DEPRESYONLARÄ°
Hicbir ruhsal bozuklugu bulunmayan normal cocuklarda , ergenlik doneminde depresyon belirtileri , ice kapanma , insanlardan kacma seklinde baslayabilir. Bu donemi , buyuk enerji patlamalari , cosku , insanlarla cok iyi ve sicak iliskilere girme izleyebilir. Ayrica bu donemde cocuklar , sacini degisik bicimde tarayabilir , degisik turde muzik dinleyebilir , giyim tarzini degistirebilir , kisaca buyuklerin onayladigi davranislardan kopabilir.
Mark Twain ’in su sozu , bu donemdeki cocuklarin ruh yapisini ne guzel belirler : On alti yasimdayken , babamin dunyanin en bilgisiz , en aptal adami oldugunu dusunurdum. Yirmi bir yasina geldigim zaman , bizim ihtiyarin bes yil icinde bu kadar cok sey ogrenebilmis olmasina sastim , kaldim.
Ergenlik doneminde sagligi ve beden bicimi ile devamli ugrasma , zaman zaman ilgisizlik , bikkinlik , sikilma , kederlenme , insanlardan uzaklasma , kendini asagi gorme , umutsuzluk , sosyal yasama uyum saglayamama , anne babaya karsi gelme egilimleri , cabuk ofkelenme , sabirsizlik , huzursuzluk sik gorulen belirtilerdir.
Tum bu belirtilerin mutlaka psikiyatrik bir bozuklugun gostergesi oldugu soylenemez. Ancak belirtilerin suresi ve devamliliginda ciddi psikolojik bozukluk dusunulmelidir.

UZUN SUREN HASTALÄ°KLAR
Cocuklarin Hastaliklara Tepkileri
Her cocugun karsilastigi en yaygin stres hastaligidir. Bu stres ve stresin belirtileri , hastaligin ne olduguna , suresine , cocugun hayatinda olusturdugu degisime , cocugun yasina , kisiligine ve icinde bulundugu kosullara gore cok farkli olabilir. Buna gore de etkileri gecicidir veya kalicidir.
Hemen her hastalikta uyku, istah bozukluklari gorulur. Buyuklerden farkli olarak cocuk , hareketlerinin sinirlanmasindan da cok huzursuzluk duyar. Bu nedenle hastalanan cocukta sinirlilik , huy degisimi cok gorulur. Uzun sureli hastaliklarda butun bunlara ek olarak cesitli psikolojik tepkiler de meydana gelir.
Uzun sureli hastaliklar ( astim , seker hastaligi gibi ) pek cok cocukta endise , korku , okul basarisinda azalma , panik , sucluluk duygulari olusturabilir.
Kucuk cocuk henuz gercegi hayalden ve ruyadan ayirt etme yeteneginde degildir ; ruyada gorduklerini , dusunduklerini , hayal ettiklerini de gercekte yaptiklarindan ayirt edemez ; ruyasinda gordugu veya hayalinde isledigi bazi suclar veya baskalarinin kizginliklari kendisine gercek gibi gelir. Bu nedenle cocuklar cok cabuk sucluluk duygusu duyarlar ve hasta olmayi da cogu kez cezalandirma gibi algilarlar. Sonucta hissettikleri huzursuzluk , caresizlik duygulari karsisinda bazi bilinc disi savunma mekanizmalari ile sikintidan kacip kurtulmaya calisirlar.
Bebeklige donme cocugun bilincsizce basvurdugu bir savunma mekanizmasidir. Hasta cocuk kendine onceki yillarda rahatlik ve doyum vermis olan eski normal huzurlu gunlerine yeniden donmuscesine , o eski bebeklik doneminin ozelliklerini yeniden gosterir. Altini islatma , bebeksi konusma , surekli ilgi bekleme , saldirgan davranis , beklenenlerin tersini yapma seklinde hareketleri mevcuttur. Butun bu bebeklesmeler , cocugun endisesini yenemedigini gosterir.
Bir diger savunma mekanizmasi da inkardir. Hastalanan cocugun endisesi ne kadar fazla ise , hastaligini inkar geregini o kadar fazla duyar. Sanki hic hasta degilmis gibi diyet kisitlamalarina tedaviye karsi gelir , inatcidir , kacinmasi gerekenlerin tersini yapar.
Anne-Babalarin Hastaliga Tepkileri
Anne babalarda kendi kisiliklerine ve icinde bulunduklari kosullara bagli olarak cocugun hastaligina farkli bicimlerde tepki gosterirler. Cocugun uzun sureli veya ciddi hastaliklarinda en cok gozlenen tepki endise ve sucluluk duygularidir. Bundan kurtulmak icin anne ve babalar da inkar ( yani taniya ve doktora inanmama , hastaligin ciddiyetini kabul edememe ) gibi bilinc disi savunma mekanizmalarina siginabilirler. Cocuklarinda boylesine ciddi bir hastalik olamayacagi inkari ve diger doktorlarin yanildigini soyleyerek bir baska doktor bulunacagi umuduyla hasta cocugu doktor doktor gezdirirler. Veya doktorlari suclama , hastane personeline gereksiz dusmanca tepkiler gibi davranislarda kendi sucluluk duygularini baskalarina yoneltebilirler.
Anne babalarin en sik gosterdigi tepki gercekte kendilerini ve birbirlerini suclamaktir. Bazen anne babalar , ozellikle kendi ailelerinde benzer hastaliklar gorulmusse , cocuga bu hastaligi gecirdikleri icin kendilerini suclamaktadir ; hastalik bir kazayi izleyerek ortaya cikmissa anne kendi dikkatsizligi nedeniyle kendini sucluyor olabilir ; daha en basinda hamile kalmayi istememis veya hamilelige tepki gostermis annelerin , cocuktaki dogustan gelen bozukluklar konusunda sucluluk duygulari cok buyuk olur.
Ergenlik Donemindeki Cocuklarin Hastaliklara Tepkileri
Ergenlik yasinda olanlarin hastaliklara tepkileri cocuklardan ve eriskinlerden farklilik gosterir. Ergenlik doneminde ozel sorunlar cikaran ve ozel bir yaklasim gerektiren hastaliklarin basinda diyabet gelir. 5-12 yaslarinda diyabetli cocuklarin bu hastaliga tepkileri genellikle diger kronik hastaliklara gosterilen tepkilerden cok farkli degildir. Baslangicta cocuktaki diyabet cogu kez anneler icin daha buyuk sorunlara yol acar. Diyet ve tedavi konusundaki cirpinmalari pek cok annede endise ve hatta depresyona yol acabilir. Buna karsin ergenlik doneminde diyabet , ergenin kendisinde cok daha buyuk problemler olusturmaya baslar. Ergenlik donemindeki cocuklar arkadaslarindan farkli olmaktan cok rahatsiz olurlar. Ustelik hastaligin ve geleceklerinin farkina ve bilincine vardikca buyuk huzursuzluk duyarlar. Bu nedenle diyabetik gencler hissettikleri caresizlik ve huzursuzluk duygularindan kacip kurtulmak icin , bazi bilinc disi savunma mekanizmalarina cok sik basvururlar. Bunlarin basinda inkar ve zit tepkiler gostermek gelir. Diyabetik genc , endisesi buyuk oldukca daha buyuk bir bilinc disi inkarla hastaligini reddeder , diyet kisitlamasina ve tedaviye karsi gelir , anne-baba ve doktorlara karsi agresiftir , inatcidir , kacinmasi gerekenlerin tamamen tersini yapma egilimine girer.
Hastaneye Yatirilmaya Tepkiler
7 aya kadar bebeklerde hafiza gelismemistir , kendine gulumseyen bir yabanciyi anneden ayirt edemez , arka arkaya cok sik degilse igne yapan , canini acitan doktor veya hemsireyi hatirlamaz. Bu nedenle hastane ortami rahatsiz edici degilse ve kendini seven bir kisi yanindaysa hastaneden cok fazla etkilenmesi beklenmez. Oysa 7 ayliktan baslayarak yeni ve tanimadigi kisiler , hastane ortami , doktor ve hemsireler cocugu cok korkutur , ayrica anneden ayriliga buyuk tepki gosterir. Annesini gordugu zaman ona sarilir , ayrilinca surekli aglar. Hastaneden taburcu olduktan sonra da asiri bagimlilik sendromu gosterir ve anneyi bir an gozlerinin onunden ayirmaz duruma gelir. Zaten her cocugun yasaminda ilk korku anneden ayrilma korkusudur , olumsuz kosullarda anneden ayrilma korkusu cocugun ilerki yasantisinda kalici izler birakan sorunlar olusturabilir.
2-4 yas arasi cocuklar hastaneye yatirilmaya daha buyuk tepki gosterirler. Cesitli arastirmalarda anneleriyle birlikte yatirilan cocuklarda korku ve davranis degisikliklerinin cok daha az oldugu gosterilmistir.
Bu nedenle ozellikle 7 ay - 4 yas arasi cocuklarin eger mumkunse hastaneye yatirilmamasi , ciddi tibbi ve cerrahi mudahaleler yaptirilmamasi , eger zorunlu ise o zaman mutlaka anne veya anne yerine gecen kisilerle birlikte hastaneye yatirilmalari onerilir. Bu yaslarda cocuklarda ameliyatlari izleyen buyuk korkular , gece kabuslari meydana gelebilir.







DÄ°SÄ°PLÄ°N VE COCUKLARA OLUMLU DAVRANÄ°SLARÄ°N YERLESTÄ°RÄ°LMESÄ°

Disiplin sorunu gunumuzde en onemli ve en cok bocalamaya yol acan bir sorundur. Cunku cogu anneler bu konuda cesitli kisilerin birbirinden cok degisik gorusleri karsisinda kararsiz kalmakta ve bocalamaktadirlar. Komsulardan biri , bir sey soyler , oteki onun dediklerine dudak bukup bambaska bir yol savunur. Bu durumla karsilasan anneler kendi kendilerine , Cocuga fazlami sert davraniyorum ? Asiri hosgorulu muyum ? Bu sabah cocugu dovmekle hata mi ettim ? diye sorup dururlar.
Disiplin sozcugu ; egitmek , yetistirmek , cezalandirmak , duzeltmek gibi anlamlar icerirken , cogunluk , disiplini cocugun uslu durmasi icin cezalandirilmasi biciminde dusunur. Aslinda disiplin sozcugunu daha kapsamli olarak yetistirmek diye tanimlamak daha dogru olacaktir.
Anne babalar olarak kendi kendimize , cocuklarimizi yetistirirken ulasmak istedigimiz amac nedir ?sorusunu sormamiz gerekir. Bu konuda iyice dusunursek , verecegimiz cevap su olacaktir : Ulasmak istedigimiz amac , cocuklarimizin , kendi kendini yonetmesini bilen , kendi secimini yapmayi , davranislarini ayarlamayi ve ozgurlugunu sorumluluk bilinciyle surdurmeyi ogrenmis yetiskin insanlar olmasidir.
Bebeklerin ve cocuklarin davranislarini belirlemekte anne babanin tutumu , bir takim davranislarin cocukta yerlesmesine yol acmalari onemli rol oynar. Bu nedenle , cocukta hangi davranislarin yerlesmesine yol actiginiza cok dikkat etmeniz gerekir.
Davranis yerlestirme psikolojisi konusunda yapilmis deneylerden elde edilen en onemli sekiz maddeye bir goz atalim.
1) Cocuk ogrenmeye uygun sartlar icinde olmalidir.
Cocuk hasta , yorgun veya ogrenmesini engelleyecek baska bir durumda bulundugu zaman , ona hicbir sey ogretmeye calismayin. Cunku cocuk , sizin soyleyeceklerinize ve ogreteceklerinize kulak verecek durumda olmalidir.
Anne babalar olarak bizler , cogu kez , cocuklarimiza onlarin algilamayi ogrenmeye hazir olmadiklari sirada bireyler ogretmeye calisiriz. Diyelim ki cocugunuz kardesini dovdu. Bir patirdi koptu. Ä°kisi de agliyor , tepiniyor. Ve siz tam bu sirada , bu yaptigin hareketin ne kotu bir sey oldugunu biliyor musun ? Ä°nsan hic kardesini dover mi ? diye konferans vermeye basliyorsunuz. Bu dediklerinizi cocuk duymayacaktir bile.
Cocugun siniri yatisinca , sakinlesince , yaptiginin yanlis bir sey oldugunu , nedenleriyle birlikte anlatilmalidir.
2) Cocuk ona ogretmek istediginiz seyi yapabilecek yetenekte olmalidir.
Anne babalarin cocuklarina ogrenme yeteneklerini asan seyler ogretmek istemeleri genellikle anlayissizliktan kaynaklanmaktadir. Anne babalarin cogu , cocuklarin degisik yaslarda , degisik gelisme donemlerindeki yapilarini bilmezler. Ornegin dokuz aylik bir bebege cisini veya kakasini haber vermeye zorlanir. Ä°ki yasindaki bir cocugun lokantada buyuk adam gibi kipirdamadan oturmasi istenir. Dort yasindaki bir cocuktan nazik ve kibar davranmasi istenir. Cocuklarin yas donemlerine gore neleri yapip neleri yapamayacaklari bilinmeli ve ona gore hareket edilmelidir.
3) Cocugu olumden , agir yaralanmaktan kurtarma zorunlulugu disinda ceza vermekten kacininiz.
Cocuk iyi ve kotuyu , tehlikeli ve tehlikesizi ayirt edinceye kadar , onun adina sizin karar vermeniz gerekir. Bunu saglamak icin cocugu dovmeye basvurabilirsiniz. Ancak , cocugunuzun pek cok seyi guzellikle , cezalandirmadan , zora sokmadan ogrenebilecegini unutmamalisiniz. Ceza , cezalandirmaya yol acan davranisi gecici olarak onlenmesini saglar. Ä°stenmeyen hareketin kesinlikle ortadan kalkmasini gerceklestirmez. Cezanin sona erdigi anda istenmeyen davranislar yeniden gorulebilir. Ayrica cezalar , cocugumuzun bizden korkmasina ve nefret etmesine neden de olabilir. Oysa , kendilerini korumak icin mutlak gerekli olmadikca , cocugumuza korku asilamamiz dogru degildir.
4) Cocugunuzu bir seyden vazgecirmek istediginiz zaman , cezalandirma yerine davranis nedenini ortadan kaldirma yontemini uygulayin.
Uc dort yasindaki cocugunuz ogrendigi ilk kotu sozleri surekli tekrarlayacaktir. Genellikle anne babalar , cocuklarin bu tutumlarina karsi cikarlar. Cocuk bunun ilgi uyandirdigini gordugu surece , bu sozleri tekrarlamaya devam edecektir. Oysa dediklerini duymamis gibi davranacak olursaniz , cocuk soyledigi sozlerin hicbir tepki uyandirmadigini gorecek ve bunlari soylemekten vazgececektir.
5) Cocugun ogrenmesi icin tesvik edici bir etken bulmalidir.
Cocuk yetistirmede sozunu ettigimiz bu etken onlara gosterdiginiz ilgi ve sevgidir. Ancak sevgi ve ilginizin cocugun yetismesinde etken olabilmesi icin , cocukla birlikte gecirdiginiz zamanlar , onun icin gercekten zevkli ve eglenceli olmalidir. Kendi kendinize su soruyu sorun ; Cocugumla , ondan bir sey istemeden , onu bir seye zorlamadan , onun yaninda bulunmam gerekli olmadan , ne kadar sure yaninda kaliyorum ve onunla oynuyorum ? Eger bu sure cok kisa ise , cocugunuza gosterdiginiz ilgi ve sevgi beklenen etkiyi yapmaz. Bunu bir ornekle anlatacak olursak ; On yedi yasindaki bir cocuk psikiyatrik tedavi goruyordu. Bu cocuk babasindan sikayetciydi. Cocugun soyledikleri cok ilginctir. On bes yasima gelinceye kadar , babami sadece pazardan pazara gordum. Simdi tutmus benimle arkadas olmak , benimle gezmeye gitmek istiyor. Ä°cinde oldugum bunalimdan kurtulmama , okulda olay cikarmama calisiyor. O bunlari yaparken , icimden , bos ver bu kadar yildir neredeydin ? demek geliyor.
Cocuklarimizla onlarin bizim ilgi ve sevgimize deger verecek bir iliski kurmaliyiz.
6) Cocugun yapmasini istediginiz seyler uzerinde durun , yapmasini istemediginiz seylerle hic ilgilenmeyin.
Bunu yine bir ornekle aciklayalim; Universite ogrencisi bir delikanli , bu yontemi bilmedigi icin kiz kardesinin siir yazmasini istemeyerek engellemisti. Lisede okuyan kiz kardesi yazdigi siirleri universitedeki agabeyine gonderdi. Delikanli buyuk bir iyi niyetle siirler hakkindaki elestirisini kardesine yazdi. Su dizeyi cok begendim , su dize gerektigi gibi kurulmamis, bu kelimeler yeterli degil , bu anlatim buraya cok iyi oturmus gibi her dizeyi tek tek elestirdi. Bunun uzerine genc kiz bu mektuptan sonra bir daha siir yazmadi. Cunku olumsuz elestiriler hevesini kirmisti. Oysa delikanlinin yapmasi gereken , iyi dizelerden soz edip , otekilerden soz etmemek olmaliydi. Boylelikle kardesi siir yazmaktan vazgecmemis olurdu.
7) Ulasmak istediginiz amac yonundeki her davranisi destekleyin. Cocugunuzu desteklemek icin , ovmek icin amaca tamamen ulasincaya kadar beklemeyin.
Cocugunuz okumayi , yazmayi , bisiklete binmeyi ogreniyor , arkadaslariyla kavga etmekten vazgecmeye calisiyor , kisacasi istediginiz amaca ulasmak icin caba gosteriyorsa , onun gelisiminin her adimini destekleyin , ovun ve ilerlemesine yol acin.
Cocuklarimiz uslu durdugu surece , genellikle onlara ilgi gostermeyiz. Nasil olsa ses cikarmiyorlar , uslu uslu oynuyorlar diye aldirmayiz. Ama bir patirti gelecek olsa o zaman hemen dikkatimizi cekerler. Oysa cocugun terbiyeli davranisini ovmek , onun bu yonde ilerlemesini desteklemektir. Cok hasari , soz dinlemez bir oglunuz varsa , onun kendi kendine dalip sessizce oyun oynadigi bir ani kollayin ve bu anda onu oksayarak , severek , uslu durmanin ne guzel bir sey oldugunu anlatmaya calisin. Azarlamaktan , cezalandirmaktan , daha olumlu sonuc aldiginizi gorursunuz.
8) Cocugun ogrenecegi konunun ilk basamaklarini , onun kolayca basarabilecegi bicimde hazirlayin.
Cocuga kolay seyler ogretmekle ise baslayin. Ornegin dort yasindaki cocugunuz sizinle satranc oynamak istiyor. Hevesini kirmamak , kendine guvenini sarsmamak icin , bu istegini olumlu karsilayin. Ama onunla satranc oynarken , oyunun gercek kurallarini uygulamaniz imkansizdir. Kurallarini siz koyun , cocuk taslari satranc tahtasi uzerinde diledigi gibi dolastirsin. Sonunda ona yenilin ve basarinin tadini tattirin.


COCUGUN KÄ°SÄ°LÄ°GÄ°NÄ° GUCLENDÄ°RMEK
( Kendi Kendini Ayarlama Yoluyla Disiplini Saglamak )
Cocugun okulda ve daha ilerideki yasaminda ne derecede basarili olacagi , kisiliginin guclu olmasina yani benlik duygusunun gucune ve olumluluguna baglidir. Cocugu disiplinli olarak yetistirmekteki amacimiz , onun kendi kendini ayarlayabilir, yoneten bir kisi olmasini saglamaktir. Cocugun kendi kendini ne olcude yonetebilecegi ise , benlik duygusunun gucune baglidir.
Cocugun kisilik kavramini guclendirmek ve onun amaca ulasmasini saglamak icin , asagidaki ogretme yontemlerinden faydalanabilirsiniz.
1) Cevre kontrolu yontemi , oteki disiplin yontemlerine duyulacak ihtiyaci en aza indirir.
Diyelim ki bir anaokuluna gittiniz ve cocuklarin bulundugu odayi bombos gordunuz. Ne egitici oyalayici bir oyuncak , ne bir arac gerec var. Cocuklarin oynayabilecegi tahta kupler , otomobiller , kamyonlar , trenler , boya kalemleri , sulu boyalar , kagitlar , kil , camur da yok. Bahceye ciktiginizda da ayni durumla karsilastiginizi bir dusunun. Ne cocuklarin tirmanabilecegi bir oyuncak , kaydirak , ne bisiklet. Bir ogretmen bu sartlar altinda cocuk yetistirmek durumunda olursa , disiplin konusunda pek cok sorunla karsi karsiya kalacaktir.
Simdi de kendi evinizi ve bahcenizi gozden gecirin. Eviniz , cocuklarin oynayabilecegi , oyalanabilecegi araclar yonunden yetersiz mi ?
Her yer cocuklarin el surmemesi gereken buyuklere ozgu esyalarla mi dolu ?
Eger oyleyse sizde bir cok disiplin sorunuyla karsilasacaksiniz demektir. Oysa evinizde ve bahcenizde cocugun ilgisini cekecek , onun gelisimini kamcilayacak bir ortam olusturursaniz disiplin sorunlarini onleyecek cevre kontrolunu saglamis olursunuz.
Mesela cocugunuzla beraber ciktiginiz uzun araba yolculuklarini dusunelim. Boyle uzun yolculuklarda yapacak bir sey bulamadigi icin sikilan cocuklari yuzunden geziye cikmak bir cok aile icin buyuk bir problemdir. Oysa ki cocuklari oyalamak icin yaniniza alacaginiz oyun malzemeleri , bulmacali oyuncaklar ve cocuklara yol boyunca surprizler hazirlamak gereklidir. Arada bir , bir parka ya da aciklik bir yerde mola vermek ve cocuklarin oynayip kosma imkani taninmasi da gerekir.
Bunlar yapilmadigi zaman anne babalar cocuklarin neden huzursuz olduklarina , kendilerine neden rahat vermedigine sasirir kalirlar.
Cevre kontrolu anne babalarin en cok ihtiyac duyacagi seydir. Cocugun icinde bulundugu ortami ne kadar iyi duzenlerseniz , karsilasacaginiz disiplin sorunlari o olcude azalacaktir.
2) Cocuklara teke tek yaklasim, onlarda olumlu bir kisilik kavraminin gelismesine yardimci olacaktir.
Cocuklarin birbirine benzemedigini hepimiz biliriz. Ayni evde buyuyen ayni anne babanin cocuklari bile evdeki durumlari geregi birbirinden farklidirlar. Ä°lk cocuk , kardesi dogana kadar hep buyukler icinde yasayan tek cocuk durumundadir ve anne babasi da cocuk yetistirmeyi genellikle onu buyuturken ogrenirler. ( Psikologlara getirilen cocuklarin cogunun ilk cocuk olmasi genellikle bu sebeptendir. ) Ä°kinci cocugun onunde kendisinden daha guclu olan , buyuk oldugu icin kendisinden daha cok bilen ve ornek alabilecegi bir buyuk kardesi vardir. Ucuncu bir cocuk oldugu zaman da ikinci cocuk ortanca durumuna gelir. Ortanca cocuk ilk goz agrisi olmanin da , tekne kazintisi olmanin da avantajlarina sahip degildir. Ucuncu cocuk ise ailenin bebegi oldugu icin , anne babanin ozel ilgisini toplamaya baslar. Bu boylece uzar gider.
Her cocuktaki apayri yaratilis ve aile icindeki cocugun yeri , her cocugun birbirinden farkli olmasi sonucunu dogurur. Bu nedenle de her cocuga ayri ogrenme yontemleri uygulamaniz gerekir. Yumusak basli bir cocuga baska turlu , uyumsuzluklari olan cocuga baska turlu davranmak durumundasiniz.
Guclu , olumlu bir kisilik kavraminin yerlesmesi icin her cocuga gore degisik yontemler gelistirmeniz gerekir.
3) Her gelisim doneminde , cocugun cevresini incelemesine ve kendi kendini yonetmesine imkan tanimak olumlu kisilik kavraminin yerlesmesini saglar.
Cocugunuz kasigi eline alip kendi basina yemek istedigini gosterdigi zaman onu engellemeyin. Burada onemli olan cocugun kendi kendini yonetmeyi ogrenmesidir. Eger siz onu beslemekte direnirseniz , cocugun bagimsizlik duygusunu ve kendini yonetmesini engellemis olursunuz. Oteki konularda da durum aynidir. Cocugunuz kendi kendine giyinebilmeye , muslugu acip kapamaya , dislerini fircalayabilmeye basladigi zaman , onu kendi haline birakmaniz en dogrusudur.
Cocugun bu isleri yapmasina imkan vermek sabir ister. Hic kuskusuz , ufak bir cocugun bu isleri kendi kendine yapmasi yerine sizin yapmaniz cok daha az zamanda ve kolaylikla olacaktir. Ornegin , cocuklar ve buyukler giyinme islemine farkli acidan bakarlar. Bizler icin fermuar demek , cocugumuzu giydirir , ya da soyarken acip kapatmak zorunda oldugumuz sey demektir. Oysa cocuk fermuara daha baska gozle bakar. Onun icin bu bir cesit oyuncaktir :
Anneme gore fermuar
Giysileri kapamaya yarar
Ama bence fermuar ,
Ufacik raylarin uzerinde gidip gelen
Mini mini bir tren
Bizler yikanmayi da temizlenmek icin bir yol olarak goruruz. Cocuk ise bunu suyla oynamak icin bulunmaz bir firsat olarak gorur. Bu nedenle sabirli davranmamiz , cocuga islerini diledigince yapma zamani tanimamiz gerekir.
Cocugun kendi islerini kendi basina yapmasina firsat vermek , onun buyumesini , gelismesini gercekten istedigimizi gosterir. Onlarin ozgurluk duygusuna saygi gostermeli ve gelismelerine imkan hazirlamalidir.
4) Bilincsiz taklit , cocukta olumlu bir kisilik kavramini gelismesini saglayan en onemli faktorlerden biridir.
Cocuklar buyuk taklit ustalaridir. Bu nedenle de elimizde cok guclu bir ogretim araci var demektir : Cocuklarimiza olumlu kisilik ozelliklerini , iyi aliskanliklari canli orneklerle asilayabiliriz. Cocuklarimiz , bilincsiz taklit yontemiyle bizden cok seyler ogrenirler. Bunu kavramak , bizleri cocuklarimizla gereksiz catismalardan kurtaracaktir. Biz sofrada nasil davranilacagini , nasil yemek yenecegini orneklersek , cocuklarimiz da bizi taklit ederek ogreneceklerdir. Cocuklarimizin baskalarinin haklarina ve duygularina saygili olmalarini istiyorsak , her seyden once cocuklarimizin haklarina ve duygularina saygi gostermek zorundayiz.
Her gun davranislarimizla , cocuklarimiza tek soz soylemeden bir seyler ogretmekteyiz. Onlara bilincsiz olarak taklit edecekleri ornekler vermekteyiz.
5) Anne babasindan duygusal yakinlik ve destek goren cocuklar , yetersizlik duygularini asar ve guclu bir kisilik yapisi olustururlar.
Cocuklar cevrelerine ayak uydurabilmek , olaylarin ustesinden gelebilmek icin buyuklere oranla cok gucsuz ve yetersizdirler. Cocuklar bu yetersizlik duygularini asmak icin anne babalarindan duygusal destek beklerler , onlarin kendilerini yureklendirmesine ihtiyac duyarlar. Buyukler cocugun guvensizlik duygusunu cok iyi kavradiklarini ona anlattiklari olcude , cocuk bu guvensizlikten kurtulacaktir. Cocuk yeni bir sorun karsisinda kendini yetersiz buldugu zaman , once bu guvensizlik duygusunu anladiginizi belirtin. Sonra da ona , bu isin ustesinden gelecegine inandiginizi ve onun yaninda oldugunuzu anlatarak yardimci olun. Cocuga yalniz olmadigi inancini vermeniz gerekir. Size ne zaman ihtiyac duysa , basini cevirip sizi yaninda gorebilmelidir. Fakat sizi yaninda bulmak kavrami , sizin fiziksel varliginizi orda bulundurmaktan ibaret kalmamalidir. Cocuk kendine guvenmedigi bir konuda ise girisirken , siz yaninda durabilirsiniz. Ama kendinizi gercekten bu konuya vermemisseniz , gercekten ilgilenmiyorsaniz , cocuk bu uzakligi hissedecek ve yalnizlik duyacaktir. Cocugunuza sarilmaniz , onu opmeniz , korkma ben yanindayim fikrini , sozlerden cok daha etkili kilacaktir.
6) Cocugun ogrenmesini , olaylarin tabii sonucuna birakmak , guclu bir kisilik yapisinin olusmasina yardimci olur.
Diyelim ki cocugunuz sabah kahvaltisinda huysuzluk etti. Onu yemegini bitirmeye zorlamak yerine tabagi onunden kaldirin. Az sonra cocuk acikacak ve yemek isteyecektir. O zaman , daha ogle yemegine hayli zaman var , artik bekleyeceksin , dersiniz. Aclik duygusu , cocugun sabahki huysuzlugunun tabii sonucu olarak daha etkili bir ogretici olacak , cocuk yemeklerde huysuzluk etmekten vazgececektir.
Bir baska sorunda cocuklarin sabahlari okula yetismeleri konusudur. Annelerin , cocugum okula gec kalmasin diye telasa kapilmamalari ve gerekli davranisi , cocugun deneylerle ogrenmesini saglamalari gerekir. Cocugun okula zamaninda hazirlanmasi icin annelere dusen uc is vardir : Aksamdan onun giyeceklerini hazirlamak , sabahleyin gereken saatte uyandirmak ve kahvaltisini vermek. Bunun disinda , elini yuzunu yikamak , giyinmek , kahvaltisini etmek , okula gotureceklerini hazirlayip yola cikmak , cocuga kalmis islerdir. Eger cocuk , bunlari vaktinde yapmadigi zaman okula gec kalacaginin bilincine varmalidir. Cocuk , davranislarinin sonuclari olumlu ise , bu iyi davranislari surdurecek , olumsuz ise , bu davranislardan vazgecmeyi ogrenecektir.
7) Cocugu , onem verdigi bir seyden yoksun birakabilirsiniz.
Diyelim ki bes yasindaki cocugunuz oturma odasinin duvarlarini renkli kalemle boyadi. Bu davranis , iki yasindaki bir cocuk icin normaldir. Oysa ki bes yasindaki bir cocuk icin , bir karsitlik gosterisidir. Bu olay karsisinda , duvarlara boya surulmeyecegini bilecek kadar buyudun ,onun icin bir hafta eline boya almana izin vermiyorum diyebilirsiniz. Burada onemli olan nokta biraz sonra siniriniz gecince verdiginiz karari degistirmemenizdir. Tutarli davranmaniz cok onemlidir. Cocugunuz odanin duvarini cizdi diye onu boyali kalemle oynamaktan yoksun birakmissaniz , ertesi gun ayni davranisina gulup gecerseniz , cocugun duvarlari cizmemesi gerektigini ogrenmesi cok guc olacaktir. Cocuklari cezalandirmak icin cocugun buyuk sevincle bekledigi bir geziden veya arkadaslarini cagirdigi bir cay sohbetinden ali koymak hic de dogru degildir. Bu tur cezalar cocugun davranislarini gercekten degistirmesine yardimci olmaz. Cocuk bu tur cezayi gaddarlik ve asirilik olarak yorumlar. Cocugu cezalandirmak icin onu hicbir zaman hayati derecede onemsedigi seylerden yoksun birakmayin.
8) Cocugu arkadaslarinin yaninda uzaklastirmak , ya da odasina kapatmakla cevreden tecrit cezasi uygulayabilirsiniz.
Disiplini saglamak amaciyla cevreden tecrit cezasi uyguladiginizda bunun sinirini cocuga belirtin. Cocuk , sinirsiz olarak odaya kapatilacagi duygusuna kapilmamalidir. Davranislarini duzeltirse , odaya kapatma isinin bitecegini soylerseniz , cocuk kotu huylarindan daha cabuk siyrilacaktir.
9) Cocugu dovebilirsiniz.
Ancak , bir yanlis dayak vardir , bir de dogru dayak. Yanlis dayak , gaddarca , sadistce dovmektir. Bu cocukta nefret ve oc alma duygusunu uyandirir. Sopayla ya da baska bir seyle dovmek , ya da onu asagilayici bicimde suratini tokatlamak yanlis dayak bicimidir.
Dogru dayak ise kaba etlerine birkac samar indirmektir. Bu olumlu bir tutumdur ve cocukta sucluluk duygusunu yerlestiren uzun anne baba nutuklarindan daha iyidir. Cocuga yaptigi bir hareketten dolayi ofkeliyseniz doverseniz , cocuk sizi neden kizdirdigini , neden dayak yedigini anlayacaktir. Ama sabahleyin yaptigi yaramazlik icin , bekle de aksama baban gelince seni bir guzel dovsun , derseniz cocuk bu serin kanli dayaga hem anlam veremeyecek hem de bu onda birikim olusturacaktir. Fakat bu dovme , anne babanin ofkelerini bosaltmalari icin olmamalidir.
Bir sure sonra onu dovdugunuz icin cocuktan ozur dilemekten ve barismaya yonelmekten de kacinmayin. Bu davranisiniz , aranizdaki ictenligi , yakinligi , sevgiyi insancil bir duzeye getirecek ve yogunlastiracaktir. Cocugunuz , ofkeniz ve sevginizle sizinde insancil zaaflariniz oldugunuzu sezerek , bu da hem onun hem de sizin benlik duygularinizi pekistirecektir.





ANNE BABALAR Ä°CÄ°N OZETLENMÄ°S OGUTLER


1) Omur boyu surecek tavir ve aliskanliklarin yerlesmesinde en onemli donem , okul oncesi alti yildir. Cocugunuzla okula baslamadan once kuracaginiz iliski , onunla omur boyu surecek iliskinizin bicimini belirler.
2) Cocukla ilgili bir cok bilimsel gercegi bilebilirsiniz ama cocukluk duygusunu , cocugun ne demek oldugunu bilmiyorsaniz , cocugunuzla cocukca yani kendi cocuksu yaninizla yeniden iliski kurun. Kendinizi cocugunuzun yerine koymayi ogrenin.
3) Cocuga kisi olarak saygi gosterin. Kafanizda belirlemis oldugunuz kaliba uydurmaya calismayin.
4) Cocugunuzun kisiliginin olusmasi ve guclenmesi icin tutarli bir aile ortaminda yetismesi gerekir. Tutarli derken soz edilen , cocugun her dediginin yapildigi bir duzen degil , yetiskinlerin yonettigi bir duzendir. Cocugun yuvayi yoneten guclu bir aile reisine ihtiyaci vardir. Cocuk onu seven , ona onderlik eden , ama baskici olmayan anne babaya muhtactir.
5) Cocugunuzun kisiligini olusturmasina yardim ederken , uzerinde durmaniz gereken nokta , cocugun duygulari ile davranislari arasinda ayirim yapmaktir. Cocugunuzun davranislarini kisitlayabilir , engelleyebilirsiniz. Fakat onun duygularini onlememeye kalkismamaniz gerekir.
6) Cocugunuzun davranislarini kontrol edebilmek icin akla uygun sinirlar ve kurallar tespit edin. Sonra bu sinir ve kurallari kesinlikle uygulayin. Cocuklarin yetistirilmesinde , her aileye ve her cocuga uygun dusecek recete halinde kurallar yoktur. Cocugunuzun yapisina ve yasadiginiz ortama uygun kurallari , yapmaniz gereken kisitlamalari deneylerinizle bulacaksiniz.
7) Anne baba olarak cocugunuzun belirli davranislarini kisitlama sorumlulugunu yuklenirken , onun duygularini dile getirme ozgurlugune saygi gosterin. Bu tutumunuz cocugunuzun size saygi duymasini engellemeyecek , tam tersi onun kisiligini kabul etmeniz , cocugun size olan saygi ve sevgisini cogaltacaktir.
8) Okul evde baslar. Cocugun evdeki ogretim ve programi ,okuldaki ogretim programi kadar onemlidir. Bu nedenle ona alacaginiz oyuncaklari , kitaplari , kasetleri buyuk bir ozenle secin. Cunku evdeki ogretim arac gerecleri bunlardir.
9) Cocugunuzun zeka gelisimini gelistirmek icin cocuk bir takim uyarilara muhtactir. Alti yasina kadar olan donemde yapacaginiz bu tur uyarilar , onun zeka derecesini olusturma yonunden son derece onemlidir. Cocugunuzun dilini gelistirmek , onda kitaplara , kelimelere karsi ilgi uyandirmak , yazi ogretmek , cocugun mantikli dusunmesine yol acacak ve matematik kavramini yerlestirecek yonde oyunlar oynamak , ilk bes yil icinde ona karsi en buyuk odevinizdir
10) Cocuklarin haklari oldugu gibi anne babalarinda haklari vardir. Cocuklardan nasil ideal cocuklar olmalarini isteyemezsek , kendimizin de mutlaka kusursuz anne babalar olmasini istemememiz gerekir. Cocuk yetistirme konusunda verilen ogutleri aynen uygulayamayan , zaman zaman sikilan , ofkelenen anne babalar , bu yuzden kendilerini suclamamalidirlar. Onlarda insandir ve bu duygulara kapilmalari dogaldir. Cocugun yetistirilmesinde bilimin onemli bir yeri vardir. Sagduyu da onemlidir. Ama en onemlisi sevgidir.
11) Cocuk bol konusma ve ogutten cok anne ve babasinin davranislarindan etkilenir ve bu davranislari kendisine ornek olarak yetisir .Benzer sekilde bazi problemli davranislari da ornek olarak edinir. Ornegin evde buyukler gok gurultusunden veya kopekten ya da olmayacak seylerden cok korkuyorsa cocuk da bu korkulari ogrenir.
12) Cocugun ruhsal gereksinimlerinin basinda hic kuskusuz sevilme ve anne-babasi tarafindan istenme kabul edilme duygulari gelir. Ancak sevginin disiplin ile cok duyarli bicimde dengelenebilmesi son derece onemlidir.
13) Cocuklar eriskinin sakin davranisina daha iyi yanit verirler. Avaz avaz bagirmak veya dovmek annenin kizginligini bosaltir ancak duruma hakimiyetini de yok eder.
14) Temelde cocuklarin ruhsal gelisimi dunyanin her yerinde aynidir. Ancak kulturel farkliliklar cocuklarin davranisini bir dereceye kadar degistirir.






Kaynaklar :
PEDÄ°ATRÄ° KÄ°TABÄ° CÄ°LT 2 - PROF. DR. OLCAY NEYZÄ°
PROF. DR. TURKAN ERTUGRUL
COCUGUNUZU TANÄ°YOR MUSUNUZ - DR. FÄ°TZHUGH DODSON
BÄ°R ANNEYE MEKTUPLAR - DR. WÄ°LHELM STEKEL THE MERC MANUAL TESHÄ°S VE EL KÄ°TABÄ° - ROBERT BERKOW
COCUGUNUZ VE OYUN - ARNOLD ARNOLD















***























.












































































A space just for me to tell you about myself. Are you sure?

  Heading 2 Toy cars, I want more toy cars. Lots and lots of toy cars.

Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section.
  Heading 3 12345 CoolStreet Rd.
Somewhereville, ST 12345

Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section.
  Header4 Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section.

Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section. Insert new paragraph text in this section.